Uzman Klinik Psikolog Başak Mutlu, fizyolojik bir sebep bulunamayan kronik ağrılarda psikolojik faktörlerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bastırılan öfke, yoğun kaygı, uzun süreli stres veya yas gibi duyguların baş ağrısı, kas ağrısı, mide sorunları veya yaygın vücut ağrıları şeklinde ortaya çıkabildiğini belirten Mutlu, “Kelimelerle ifade edilmeyen iç çatışmalar bazen bedende dile gelir” ifadelerini kullandı.
Mutlu, fiziksel ağrılardan ayırt edilemeyecek kadar gerçek ve yıpratıcı olabildiği dikkat çekti. Ağrıların kişinin iş yaşamını, aile ilişkilerini ve sosyal çevresini doğrudan etkileyerek yaşam kalitesinde ciddi düşüşlere yol açabildiği belirten Mutlu, psikolojik ağrıların zamanla bir kısır döngüye dönüşebildiği belirti.
Ağrı ve Kaygı Kısır Döngüsü
Sürekli ağrı beklentisinin kaygıyı beslediği, artan kaygının da kas gerginliği ve stresi yükselterek ağrıyı tetiklediği ifade eden Mutlu, “ Bu döngünün kişiyi sosyal ortamlardan uzaklaştırabildiği ve iş yaşamında zorluklara sebep olabilir” dedi.
Uzman Klinik Psikolog Başak Mutlu, ağrının şiddetinin zaman zaman günlük yaşamı sürdürülemez noktaya taşıyabildiğini aktardı. Uzun süreli ağrı ve ruhsal yük bir araya geldiğinde yaşam doyumunun azaldığına dikkat çekildi.
Doğru Teşhis ve Tedavi Süreci
Mutlu, psikoterapi desteğinin bu süreçte önemli bir rol oynadığını belirterek, kişinin terapi sürecinde ağrısının yaşamındaki olaylarla bağlantısını kurabildiğinde farkındalık geliştiğini ve fiziksel rahatlamanın da beraberinde gelebildiğini kaydetti.




