Şekerli içeceklerin obezite, diyabet ve kalp-damar hastalıkları üzerindeki olumsuz etkileri uzun süredir biliniyor. Son yıllarda bilim insanları, bu içeceklerin kanser gelişimi üzerindeki etkilerini de daha yakından inceliyor. Gastro Hep Advances dergisinde yayımlanan yeni çalışma, bu ilişkiye dair güçlü veriler sundu.

112 bin 284 kişinin verileri analiz edildi

Araştırmada, Mass General Brigham Kanser Enstitüsü'nden Dr. Andrew Chan ve ekibi, Nurses' Health Study ile Health Professionals Follow-Up Study adlı iki büyük kohorttan toplam 112 bin 284 kişinin uzun yıllara yayılan sağlık verilerini değerlendirdi. Katılımcıların içecek tüketim alışkanlıkları ile mide kanseri gelişimi arasındaki bağlantı incelendi.

Çalışmanın en dikkat çekici bulgusu, günde en az bir porsiyon şekerli içecek tüketen kişilerde mide kanseri riskinin, ayda birden az tüketenlere kıyasla 2,45 kat daha yüksek çıkması oldu. Risk artışı hem kadınlarda hem erkeklerde gözlenirken, kadınlarda tablonun daha belirgin olduğu tespit edildi.

"Kadınlarda risk 3 kata kadar yükseldi"

Araştırma sonuçlarını değerlendiren Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, çalışmanın ABD toplumunda şekerli içecek tüketimi ile mide kanseri arasındaki ilişkiyi gösteren ilk çalışma olması nedeniyle önemli olduğunu belirtti.

Çalışmanın en dikkat çekici yönü, günde en az bir porsiyon şekerli içecek tüketen kişilerde mide kanseri riskinin ayda birden az tüketenlere kıyasla 2,45 kat daha yüksek bulunmasıydı. Bu ilişki hem kadınlarda hem erkeklerde gözlendi; kadınlarda risk artışı daha da belirgin çıktı ve günde birden fazla şekerli içecek tüketen kadınlarda risk 3 kata kadar yükseldi.

Coşkun, içeceklerdeki temel tatlandırıcı olan früktozun alımı arttıkça mide kanseri sıklığının da arttığının belirlendiğini aktardı. Buna karşılık yapay tatlandırıcılı, yani light veya diyet olarak adlandırılan içeceklerde böyle bir risk artışının görülmediğini sözlerine ekledi.

Uzmanlardan tüketim alışkanlığı uyarısı

Araştırma, şekerli içecek tüketiminin yalnızca metabolik hastalıklar açısından değil, kanser riski bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Uzmanlar, günlük sıvı ihtiyacının karşılanmasında su ve şekersiz içeceklerin tercih edilmesinin, uzun vadede sağlık üzerinde koruyucu etki sağlayabileceğine dikkat çekiyor.

Çalışmanın bulguları, beslenme alışkanlıklarının kanser gelişimindeki rolüne ilişkin bilimsel literatüre önemli bir katkı olarak değerlendiriliyor. Konuya ilişkin farklı toplumlarda yapılacak yeni araştırmaların, şekerli içecek tüketimi ile mide kanseri arasındaki ilişkinin mekanizmalarını daha ayrıntılı şekilde ortaya koyması bekleniyor.

Kaynak: İHA