Milyonlarca işletme ve esnafı yakından ilgilendiren prim tahsilat sürecinde tolerans dönemi kapanıyor. Devletin sunduğu faiz indirimli ödeme planlarına dahil olmayan veya taksitlerini aksatan işverenleri yılın geri kalanında sıkı bir takip bekliyor. Sosyal Güvenlik Kurumu, tanınan geniş imkanlara rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeyenler için yasal yaptırımları doğrudan hayata geçirmeye hazırlanıyor.
SGK PRİM BORCU YAPILANDIRMA VE E-HACİZ SÜRECİ NASIL İŞLEYECEK?
Ekonomi yönetiminin hazırladığı Yeni Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında tahsilat mekanizmaları artık çok daha sert işleyecek. İlgili metinde "Süreç: 4. Çeyrek-Sürekli" notuyla yer alan karar doğrultusunda ekim, kasım ve aralık aylarını kapsayan dilimde icra tayfunu start alacak. Bu kapsamda, borcunu görmezden gelen mükelleflerin banka hesaplarına, gayrimenkullerine ve araçlarına e-haciz şerhleri işlenecek. Sistem, yapay zeka destekli altyapılarla borçluları anlık olarak tespit edip manuel müdahaleye gerek kalmadan yaptırımları devreye sokacak.
DEVLET TEŞVİKLERİ KESİLİYOR
Yasal yaptırımlar sadece mal varlığına yönelik hacizlerle sınırlı kalmayacak. Ödemelerini düzenli yapmayan veya hiç yapılandırma yoluna gitmeyen işverenler, personel çalıştırırken faydalandıkları hayati nitelikteki devlet desteklerini anında kaybedecek. Özellikle SGK teşviklerinden mahrum kalmak, artan maliyetler karşısında KOBİ'lerin rekabet gücüne ağır bir darbe indirecek. Yapılandırma anlaşmasına sadık kalarak taksitlerini gününde yatıranlar ise bu haklardan sorunsuzca yararlanmaya devam edebilecek.
KAÇAN TARİHİ FIRSAT: 72 AY VADE VE YÜZDE 29 FAİZ
Haciz ve icra tehdidiyle karşı karşıya kalan mükellefler, aslında çok kısa bir süre önce önemli bir esneklikten faydalanma şansını yitirdi. Hatırlanacağı üzere 31 Ağustos 2026 tarihinde, 2026 Haziran ve öncesini kapsayan idari para cezaları ile sigorta primleri için kritik başvuru penceresi kapanmıştı. Bu süreçte yıllık tecil faizleri yüzde 39 seviyesinden yüzde 29'a çekilmiş ve borçların geri ödemesi altı yıla (72 ay) kadar yayılmıştı.
10 MİLYON LİRAYA KADAR TEMİNAT İSTENMEMİŞTİ
Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş'ın da analizlerinde dikkat çektiği üzere, geçmiş yıllarda küçük esnafı en çok zorlayan bürokratik engellerden biri olan teminat şartı bu son yapılandırmada büyük ölçüde rafa kaldırılmıştı. Şirketlerin 10 milyon TL sınırına kadar olan borç yüklerinde idare hiçbir şekilde ipotek veya güvence talep etmedi.
Bu barajı geçen devasa borçlarda dahi yalnızca limiti aşan kısmın yüzde ellisi oranında bir teminat yeterli görüldü. Hatta borçlu kişinin üzerinde halihazırda haciz bulunan malları bile sistem tarafından teminat sayıldı ve taksit ödemelerine sadık kalan esnafın ticari araçları üzerindeki yakalama kararları anında temizlendi. Gelinen noktada, böylesine genişletilmiş bir ödeme koridorunu kullanmayan mükellefler için amansız bir takip süreci fiilen kapıya dayanmış durumda.





