SGK Uzmanı Emin Yılmaz, sistemin bugünkü çıkmazını ve çözüm için gereken adımları tek tek masaya yatırdı.
Üç Ayrı Dönem ve Eriyen Maaşlar
Bugün cebimize giren emekli aylıklarının ne kadar olacağı, ne yazık ki ilk sigorta başlangıç tarihine göre üçe bölünmüş durumda. 1999 öncesinde gösterge sistemi uygulanırken aylık bağlanma oranları en yüksek seviyedeydi. Aradaki dönemde bu oranlar kademeli olarak düşürüldü. 2008 sonrasında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun ise maaşların en çok kan kaybettiği süreç oldu. Ülkenin büyüme hızının yalnızca belli bir oranı hesaba katıldı ve aylıklar adeta eridi.

Çok Çalışanı Cezalandıran Sistem
Mevcut yapı, prim gün sayısını ödüllendirmekten çok uzak. Diyelim ki asgari ücretten 10 yıl boyunca 3 bin 600 gün prim ödediniz ya da 25 yıl boyunca dişimizi sıkıp 9 bin gün prim doldurdunuz. Hazine desteğindeki taban aylık uygulaması yüzünden ikiniz de aynı parayı, yani 23 bin 552 lira alıyorsunuz. Onca yılın emeği kuruşu kuruşuna aynı kefeye konuluyor.
Kalıcı Reform Şart
Farklı yıllarda emekli olanlar arasındaki uçurumu kapatmak için geçmişte bir kez intibak yapıldı ancak arkası gelmedi. Seyyanen zam ya da refah payı gibi geçici yamalar bütçeyi kurtarmıyor. Emin Yılmaz'a göre adı ne olursa olsun, asıl mesele hayat pahalılığını ve enflasyonu kontrol altına almak. Piyasadaki yangın söndürülmediği sürece yapılan artışlar ilk virajda erimeye mahkum.





