Türkiye'nin yer altı zenginlikleri ve madencilik sektöründeki büyüme hedefleri, Türkiye Madenciler Derneği (TMD) tarafından paylaşılan verilerle yeni bir boyut kazandı. 4. Maden Kurtarma Yarışması sonrasında sektördeki gelişmeleri değerlendiren TMD Başkanı Mehmet Yılmaz, ülkenin altın potansiyeli, üretim kapasitesi, küresel piyasa beklentileri ve uluslararası iş birliği adımlarına dair stratejik açıklamalarda bulundu. 1990'lı yılların başında 300 dolarlık ons fiyatı üzerinden yapılan 6 bin 500 tonluk hesaplamanın günümüz şartlarında yeniden modellenmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, mevcut sahaların devreye girmesiyle yıllık üretimin hız kazanacağını belirtti.

TÜRKİYE'NİN YILLIK ALTIN ÜRETİM KAPASİTESİ 50 TONA ULAŞACAK: 10 BİN TONLUK POTANSİYEL VURGUSU

Türkiye'nin maden rezervleri ile yer altı potansiyeli arasındaki farka dikkat çeken Mehmet Yılmaz, geçmiş dönemde yapılan jeolojik modellemelerin güncellenmesi gerektiğini ifade etti. Ons altının 300 dolar seviyesinde olduğu dönemde 6 bin 500 ton olarak öngörülen potansiyelin mevcut değerlerle en az 10 bin ton seviyesinde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Yılmaz, bu rakamın doğrudan işlenmiş rezerv değil, arama sahalarını da kapsayan genel bir potansiyel olduğunu dile getirdi. Ruhsat sahiplerinin elinde bulunan, izin süreçleri devam eden ve işletmeye açılmayı bekleyen irili ufaklı yatakların üretime katılması halinde Türkiye'nin yıllık 50 ton altın üretebilecek güce ulaşacağını aktardı.

ONS ALTIN YIL SONUNA KADAR 5 BİN DOLARI GÖREBİLİR

Küresel ekonomideki gelişmelerin ve ABD merkezli para politikalarının altın piyasası üzerindeki etkilerine değinen Mehmet Yılmaz, altının güvenli liman niteliğini koruduğunu söyledi. Yıl sonuna kadar ons altın fiyatının 4 bin 500 ile 5 bin dolar aralığına tırmanabileceğini öngören Yılmaz, 4 bin 500 dolar seviyesinin kritik bir direnç noktası oluşturduğunu ve bu eşiğin aşılması halinde 2027 yılında da yukarı yönlü hareketin devam edeceğini savundu. Dünya genelinde ons başına ortalama üretim maliyetinin 2 bin 400 dolar civarında olduğunu belirten TMD Başkanı, en olumsuz senaryoda dahi fiyatların 3 bin doların altına gerilemeyeceğini dile getirdi. Jeopolitik gerilimler ve ticaret güzergahlarındaki aksaklıkların nakit ihtiyacı yaratarak fiyat artışlarını bir miktar sınırladığını kaydeden Yılmaz, küresel sakinliğin sağlanması durumunda ons fiyata 500 ile 1000 dolar arasında ek bir prim eklenebileceğini sözlerine ekledi.

TÜRKİYE VE KANADA ARASINDA NÜKLEER ENERJİ HAMLESİ

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Kanada İş Konseyi Başkanlığı görevini de yürüten Mehmet Yılmaz, iki ülke arasındaki ticari ve diplomatik ilişkilerin tarihi bir ivme kazandığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kanada Başbakanı Mark Carney arasındaki üst düzey temasların ticaret ve enerji alanındaki iş birliğini güçlendirdiğini aktaran Yılmaz, Türkiye Nükleer Enerji AŞ (TÜNAŞ) ile Kanada merkezli AtkinsRealis şirketi arasında imzalanan mutabakat zaptına dikkat çekti. Yapılan anlaşma doğrultusunda Kanada'nın CANDU reaktör teknolojisinin Türkiye'deki nükleer santral projelerinde uygulanabilirliğinin incelendiğini belirtip DEİK heyeti olarak ekim ayında düzenlenecek Toronto Global Forum'a katılarak ikili ticari ilişkileri daha da ileriye taşımayı hedeflediklerini bildirdi.

Muhabir: Haber Merkezi