Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araştırmaları ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) bünyesindeki Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü ile Yozgat Bozok Üniversitesi, yerli Anadolu kazının verimini artırmak amacıyla stratejik bir ıslah projesini hayata geçirdi. Proje kapsamında, Anadolu kazının hastalıklara karşı doğal direnci korunarak et verimi ve tüy kalitesinin dünya standartlarına taşınması hedefleniyor.

Dünya Standartlarına Uzanan Projede Yozgat Ve Bandırma El Ele! (2)Verim Düşüklüğü Harekete Geçirdi

Türkiye genelinde yaklaşık 1 milyon 260 bin kaz varlığı bulunmasına rağmen, mevcut popülasyonun canlı ağırlık ortalamasının dünya ortalamasının altında kalması, bu çalışmanın temel çıkış noktasını oluşturdu. Mevcut durumda Türkiye’deki kazlar 4 ile 5,5 kilogram arasında değişen canlı ağırlığa sahipken; Çin, Almanya ve Fransa gibi gelişmiş ülkelerde bu ağırlıklar 10 kilogramın üzerine çıkabiliyor. Bu fark, yerli ırkın ıslah edilmesi gerekliliğini ortaya koydu.

Dünya Standartlarına Uzanan Projede Yozgat Ve Bandırma El Ele! (4)“Anne Hattı Yozgat’ta, Baba Hattı Bandırma’da Oluşturuldu”

Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç, projenin iki ayrı merkezde yürütüldüğünü belirtti. Kılınç, yaptığı açıklamada, baba hattının Bandırma’da, anne hattının ise Yozgat Bozok Üniversitesinde oluşturulduğunu ifade ederek, “Anadolu kazımızın performans özelliklerine dair ölçümleri tamamladık. Şimdi bu iki hattı melezleme çalışmalarına tabi tutarak ülkemize özgü, yüksek verimli bir ırk oluşturacağız” dedi.

Kılınç, gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında Anadolu kazının verimlerinin düşük olduğunu aktararak, “Tam olarak tanımlanmış ve ıslah edilmiş modelimiz yok. Tarım ve Orman Bakanlığı da bu yüzden kazla ilgili projenin daha etkin yürütülmesi için harekete geçti” ifadelerini kullandı.

Dünya Standartlarına Uzanan Projede Yozgat Ve Bandırma El Ele! (1)Hastalığa Dirençli, Eti Verimli Yeni Irk Hedefi

Anadolu kazının en büyük avantajının coğrafi şartlara ve hastalıklara karşı yüksek direnci olduğunu vurgulayan Kılınç, projenin nihai hedefini şu sözlerle özetledi: “Amacımız, elimizdeki bu genetik zenginliği koruyarak kısa sürede daha yüksek kesim ağırlığına ulaşan modeller geliştirmek. Tam olarak tanımlanmış ve ıslah edilmiş bir modelimiz henüz yoktu. Bakanlığımız bu ihtiyacı görerek projeyi etkinleştirdi. Kendi coğrafyamızdan seçilen bu kazlarla, hem üreticimizin daha fazla kazanmasını sağlayacağız hem de tüy kalitesini artırarak sanayiye destek vereceğiz. Kendimize ait kaz ırkı modeline geçmek için önümüzde az bir zaman kaldı.”

Kaynak: İHA