Özalp, “Burada yapılması gereken şey müzakere masasının kurulması, diplomasiye öncelik verilmesi ve savaşın ivedilikle durdurulmasıdır” dedi.
Savaşın Seyri ve Bölgesel Stratejiler
ABD ve İsrail’in, İran’a karşı askeri adımlarını artırdığını ifade eden Özalp, “Savaş her geçen gün büyüyor ve bölgesel bir çatışma halini alacağına dair işaretler ortaya çıkıyor. İran, Körfez’deki ABD üslerini bombalıyor; fakat stratejik açıdan ayrı ayrı saldırmak yerine, biriktirip kitlesel bir hamle ile ABD uçak gemilerine yönelmesi daha doğru olur” diye konuştu. Özalp, ABD’nin doğrudan etkilenmediği sürece savaşın süreceğini, İran’ın bu durumu değiştirmek için ciddi adımlar atması gerektiğini vurguladı.
Petrol ve Doğalgaz Fiyatlarında Artış Beklentisi
Enerji piyasalarının, devletlerin ekonomik refahı açısından kritik öneme sahip olduğunu belirten Özalp, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının petrol ve doğalgaz fiyatlarını hızla artıracağını söyledi. Özalp, “Dünya petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20’si ve doğalgaz tüketiminin yüzde 20’si bu boğazdan geçiyor. İran-ABD-İsrail gerilimi nedeniyle petrol fiyatları şimdiden yüzde 10 artmış durumda. Eğer boğaz birkaç günlüğüne kapanırsa varil fiyatı 100 dolara, iki haftalık kapanma olursa 150 dolara kadar çıkabilir. Bu durum elektrik, altın ve gümüş fiyatlarını da yukarı çekecektir” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Enerji Bağımlılığı ve Ekonomik Etkiler
Doç. Dr. Özalp, Türkiye’nin doğalgaz ve petrolde büyük ölçüde dışa bağımlı olduğunu hatırlattı. “2024 yılı verilerine göre yüzde 4-5 oranında tüketmiş olduğumuz doğalgazı ancak üretebiliyoruz. Doğalgazda yüzde 95 oranında Türkiye dışa bağımlı. Petrolde de yaklaşık yüzde 85 ile 90 arasında dışa bağımlı. Petrol ve doğalgazı dolara bağlı olarak ithal etmekteyiz. Uluslararası petrol fiyatlarında yaklaşık 1 dolarlık yükseliş, Türkiye ekonomisine ciddi maliyetler getirmekte. EPDK 2024 yılı verilerine göre tüketmiş olduğumuz doğalgazın yüzde 41'ini Rusya'dan ithal ettik, yüzde 22'sini Azerbaycan'dan, yüzde 13'ünü İran'dan ithal ettik. İran'dan yüzde 13-15 doğalgaz ithalatımız söz konusu. Irak'tan da yoğun miktarda petrol ithalatı yapıyoruz. İran'ın ve buna paralel olarak da Irak'ın istikrarsızlaşması dünya doğalgaz petrol enerji fiyatlarını yükseltecektir. Bu yükselen fiyatlarda Türkiye ekonomisi zarar görecektir” dedi. Özalp ayrıca, Türkiye’nin enerji ithalatının dolara bağlı olduğunu ve fiyatlardaki küçük artışların bile ciddi maliyetler yaratacağını vurguladı.
Diplomasi ve Önleyici Tedbirler
Savaşın bölgesel risklerinin Türkiye için de ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Özalp, şunları kaydetti: “Burada yapılması gereken şey müzakere masasının başlaması, diplomasiye öncelik verilmesi ve savaşın ivedilikle durdurulması. Aksi takdirde İran bölünüp parçalandığı zaman biz Türkiye'nin İran sınırından İsrail'e komşu olacağız. Bizim İsrail'e komşu olmamız demek ilerleyen yıllarda İran'la Türkiye arasında çıkacak bir savaşta İran toprakları üzerinden İsrail'le savaşmamız anlamına gelir. İsrail, vekil güçleri üzerinden İran topraklarında Türkiye ile savaşmayı planlamaktadır. Türkiye'nin ivedilikle bunların önlenmesine yönelik tedbirler alması gerektiğini düşünmekteyim.”
Doç. Dr. Özalp, tüm bu gelişmeler ışığında bölgesel çatışmaların durdurulmasının hem enerji piyasaları hem de Türkiye’nin güvenliği açısından hayati öneme sahip olduğunu sözlerine ekledi.