Yozgat dahil 81 il verilerine göre 20-79 yaş grubundaki bu sayı, Türkiye'nin Avrupa Bölgesi'nde en yüksek diyabet prevalansına sahip ülke olmasına yol açtı. İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Sonay Güven Karataş, artışın arkasında hareketsiz yaşam ve obezitenin önemli rol oynadığını belirtti.

Yozgat Dahil 81 İl İçin Korkutan Tablo Türkiye O Listede Avrupa Birincisi Oldu! (3)

Türkiye Avrupa'da İlk Sırada

Türkiye'de diyabetli yetişkin sayısı 2000 yılında yaklaşık 1,8 milyon, 2011 yılında ise 3,5 milyon olarak tahmin ediliyordu. Bu sayı 2024 itibarıyla 9,6 milyona ulaştı. Uzm. Dr. Karataş, artışta fazla kilo, abdominal obezite, hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının etkili olduğunu vurguladı.

Uzm. Dr. Karataş "Diyabetle mücadelede en önemli adımlardan biri, fazla kilo ve hareketsiz yaşamın önüne geçmek" dedi.

Uzman, özellikle tip 2 diyabet açısından risk faktörlerinin erken fark edilmesinin ve yaşam tarzı değişikliklerinin gecikmeden uygulanmasının hastalığın ortaya çıkmasını önlemede veya geciktirmede önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.

Yozgat Dahil 81 İl İçin Korkutan Tablo Türkiye O Listede Avrupa Birincisi Oldu! (4)

Prediyabet Dönemi Göz Ardı Edilmemeli

Diyabet gelişmeden önceki dönemin de büyük önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Karataş, prediyabetin tip 2 diyabet riskinin arttığını gösteren önemli bir uyarı olduğunu söyledi.

Bu dönemde kilo kontrolünün sağlanması, fiziksel aktivitenin artırılması ve beslenme düzeninin gözden geçirilmesiyle riskin azaltılabileceğini kaydeden Uzm. Dr. Karataş, özellikle ailesinde diyabet öyküsü bulunan, fazla kilosu veya bel çevresinde yağlanması olan kişilerin kan şekeri kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini dile getirdi.

Yozgat Dahil 81 İl İçin Korkutan Tablo Türkiye O Listede Avrupa Birincisi Oldu! (1)

Diyabet Yalnızca Kan Şekeri Yüksekliği Değil

Diyabetin uzun vadede farklı organ ve sistemleri etkileyebildiğini vurgulayan Uzm. Dr. Karataş, tanı alan bireylerde hedefin yalnızca kan şekerini belirli bir aralıkta tutmak olmaması gerektiğini söyledi.

Uzm. Dr. Karataş "Kan şekeri kontrolünün yanı sıra tansiyon, kolesterol, böbrek fonksiyonları, göz sağlığı ve kardiyovasküler risklerin de düzenli olarak değerlendirilmesi gerekir” şeklinde konuştu.

Kişinin yaşı, eşlik eden hastalıkları ve genel sağlık durumuna göre oluşturulan bütüncül takip planının komplikasyonları önleme açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

2050'de 14,1 Milyon Bekleniyor

Diyabetin gelecekteki yüküne ilişkin tahminler de dikkat çekici. Uzm. Dr. Karataş, mevcut eğilimlerin diyabetin yalnızca bireysel değil, toplum sağlığı açısından da büyüyen bir sorun olduğunu gösterdiğini belirtti.

IDF verilerine göre Türkiye'de 20-79 yaş grubundaki diyabetli yetişkin sayısının 2050 yılında 14,1 milyona ulaşması bekleniyor. Bu tablo, diyabet ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek kadar riskli bireyleri erken dönemde belirlemenin ve koruyucu sağlık yaklaşımlarını güçlendirmenin önemini ortaya koyuyor.

Erken Tanı Hayat Kurtarıyor

Diyabet açısından risk taşıyan kişilerin belirti ortaya çıkmasını beklememesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Karataş, hastalığın uzun süre belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çekti.

Özellikle aile öyküsü bulunan, fazla kilolu veya obez bireylerin, hareketsiz yaşam sürenlerin, hipertansiyon ya da kolesterol yüksekliği bulunanların düzenli sağlık kontrollerini yaptırması gerekiyor. Erken dönemde fark edilen kan şekeri yüksekliği, doğru yaşam tarzı değişiklikleri ve gerektiğinde tıbbi tedaviyle kontrol altına alınarak ileride oluşabilecek komplikasyonların önüne geçilmesine katkı sağlayabilir.

Kaynak: İHA