Yozgat Bozok Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü, geçmişle bugünü aynı atölyede buluşturan canlı bir üretim alanı sunuyor. Öğrenciler, sadece teorik bilgiyle değil, doğrudan uygulamayla geleneksel sanatların inceliklerini öğreniyor. Taş oyma tezgahlarından vitray masalarına, ebru teknelerinden minyatür çizimlerine kadar her köşede ayrı bir emek var.
Bölüm Öğretim Görevlisi Hamide Soysal Demirci’nin anlatımıyla bu atölyelerde “boş zaman” kavramı yok. Bir iş bitiyor, diğeri başlıyor. Yöresel malzemelerle, özgün desenlerle ve güncel yorumlarla şekillenen çalışmalar hem Yozgat’ın kültürel mirasını yaşatıyor hem de genç sanatçılara yol açıyor.

Taş Oyma ve Vitrayda Yozgat’ın İzleri
Atölyelerde en yoğun çalışılan alanların başında taş oyma geliyor. Özellikle Yozgat yöresinden çıkan zeolit taşları, öğrencilerin elinde kabartma, rölyef ve heykel çalışmalarına dönüşüyor. Doğal yapısı nedeniyle özen isteyen bu taşlar, sabırla işlendiğinde ortaya güçlü formlar çıkarıyor. Bunun yanında vitray çalışmaları da dikkat çekiyor. Cam yüzeylerde oluşturulan desenler hem teknik hem de estetik açıdan öğrencilerin el becerisini geliştiriyor.
Bölümde yapılan vitray çalışmalarında, Yozgat’taki tarihi camilerden alınan detaylar sıkça kullanılıyor. Bu yaklaşım, öğrencilere yaşadıkları kentin mimari hafızasını yakından tanıma fırsatı sunuyor. Atölye ortamında üretilen her parça, sadece bir ders çalışması değil; aynı zamanda yerel kültürle kurulan güçlü bir bağ anlamı taşıyor.

Minyatür, Tezhip ve Ebruda Doğal Üretim Süreci
Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü’nde minyatür ve tezhip dersleri, klasik kurallara bağlı kalınarak ancak günümüz konularıyla işleniyor. Bu dönem öğrenciler, Yozgat türkülerini minyatür tekniğiyle yorumladı. Özellikle “Aynalı Körük” türküsü üzerinden yapılan çalışmalar hem sanatsal hem de kültürel açıdan ilgi gördü. Tezhip çalışmalarında ise tamamen özgün desen tasarımları uygulanıyor.
Ebru sanatında kullanılan malzemeler de dikkat çekici. Toprak boyaların bir kısmı doğadan bizzat toplanıyor. Sığır ödü, geleneksel yöntemlerle hazırlanarak boyanın su yüzeyinde kalmasını sağlıyor. At kılından, gül dalına bağlanarak yapılan fırçalar ise ebrunun karakteristik desenlerini ortaya çıkarıyor.

Öğrenci Başarıları ve Gelecek Hedefleri
Atölyelerde yapılan çalışmalar sergilerle taçlanıyor. Geleneksel El Sanatları Bölümü 1. sınıf öğrencisi Ferhan Karadeniz, vitray çalışmasıyla katıldığı sergide üçüncülük ödülü aldı. Cevher Ali Cami’den aldığı bir kesiti vitray desenine dönüştüren Karadeniz, sürecin kendisi için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu söylüyor.
Öğrenciler, mezuniyet sonrası hedeflerini de şimdiden şekillendiriyor. Usta öğretici olarak çalışmak, vitraydan ebruya, keçe sanatından çarpanaya kadar öğrendiklerini yeni nesillere aktarmak istiyorlar. Bölümdeki bu üretken ortam, genç sanatçılara sadece bir meslek değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir kültürel sorumluluk da kazandırıyor.





