Yozgat’ın Şefaatli ilçesine bağlı Küçükincirli köyünde yıllardır çıkarılan pekmez toprağı, bölgedeki geleneksel pekmez üretiminin önemli unsurlarından biri olarak kullanılıyor.
Köylüler tarafından “ak toprak” ve “pekmez toprağı” olarak adlandırılan özel toprak, bilimsel olarak ise marn olarak biliniyor.
Bölgede pekmez yapımının kuşaktan kuşağa aktarılan yöntemlerinde kullanılan bu toprağın, üzüm suyunun işlenmesinde önemli bir rol üstlendiği ifade ediliyor.

“Bu Toprak Olmazsa Pekmez Olmuyor”
Pekmez toprağının bölgede uzun yıllardır kullanıldığını anlatan toprak sahibi Bünyamin Yalçın, uygulamanın geçmişten günümüze devam ettiğini belirtti.
Yalçın, toprağın üzüm suyuna katıldığını ve pekmezin hazırlanmasında kullanıldığını aktararak, “Bu toprak olmazsa pekmez olmuyor” dedi.
Köyde bulunan toprağın ihtiyaç sahiplerine çoğu zaman ücretsiz verildiğini belirten Yalçın, vatandaşların genellikle kendi pekmezlerini yapmak için ihtiyaçları kadar toprak aldığını söyledi.
Küçükincirli’nin “Beyaz Altını”
Küçükincirli Köyü Muhtarı Yavuz İcik ise pekmez toprağını “köyümüzün beyaz altını” olarak tanımlıyor.
İcik, Küçükincirli’den çıkarılan toprağın Yozgat’ın farklı ilçe ve köylerinden gelen vatandaşlar tarafından alındığını belirterek, Akdağmadeni, Çayıralan ve Çekerek gibi ilçelerden de toprağı almaya gelenler olduğunu ifade etti.
Böylece köyde çıkarılan özel toprak, yalnızca çevredeki pekmez üreticilerinin değil, farklı bölgelerde yaşayan vatandaşların da ilgisini çekiyor.
Eskiden 20 Metre Derinlikten Çıkarılıyordu
Pekmez toprağının çıkarılması geçmişte oldukça zahmetli bir işti.
Toprak sahibi Fikret Yalçın, geçmiş yıllarda toprağın 10 ila 20 metre derinlikte bulunan damarlardan çıkarıldığını anlattı.
Eskiden tüneller açılarak ve geceleri lambalarla çalışılarak çıkarılan toprak, günümüzde ise kepçe ve traktörlerin kullanılması sayesinde daha kolay şekilde yüzeye çıkarılıyor.
Yalçın, geçmişte insanların hayvanlarla ve at arabalarıyla köye gelerek toprak aldığını, özellikle yoğun dönemlerde bölgede araç koyacak yer bulunmadığını söyledi.
Yozgat’tan Antalya’ya, Almanya’ya Kadar Gidiyor
Küçükincirli’de çıkarılan pekmez toprağının ünü Yozgat sınırlarını da aşmış durumda.
Fikret Yalçın, köyden çıkarılan toprağın Mucur ve Kırşehir başta olmak üzere farklı bölgelere gönderildiğini, bazı kişilerin ise toprağı Antalya’ya kadar götürdüğünü anlattı.
Daha da dikkat çekici olan ise pekmez toprağının Almanya’ya kadar ulaştırılması.
Yurt dışında yaşayan ve geleneksel yöntemlerle pekmez hazırlamak isteyen vatandaşların da köyden toprak aldığı belirtiliyor.
Pekmez Toprağının Kilosu 15-17 Lira
Küçükincirli’de çıkarılan pekmez toprağının fiyatı da dikkat çekiyor.
Fikret Yalçın, toprağın fiyatının buğdayla benzer seviyede olduğunu belirterek, kilosunun yaklaşık 15 ila 17 lira arasında satıldığını ifade etti.
Bununla birlikte köyde ihtiyaç sahiplerine yönelik ücretsiz toprak verme uygulamasının da sürdüğü belirtiliyor.
Pekmez Toprağı Nasıl Kullanılıyor?
Şengül Yalçın, pekmez toprağının geleneksel yöntemle nasıl kullanıldığını anlattı.
Üzümler toplandıktan sonra elde edilen üzüm suyuna belirli miktarda toprak ekleniyor. Toprak önce ezilip süzülüyor ve ardından üzüm suyuyla birlikte işleme tabi tutuluyor.
Kaynatma aşamasında oluşan tortunun dibe çökmesi sağlanıyor. Daha sonra üstte kalan berrak kısım alınarak pekmez yapımında kullanılıyor.
Köylülerin aktardığı geleneksel yönteme göre toprağın kullanılmaması halinde üzüm suyunun istenen özellikte pekmeze dönüşmediği ifade ediliyor.

Yozgat’ın Geleneksel Üretimi Yaşamaya Devam Ediyor
Şefaatli’nin Küçükincirli köyündeki pekmez toprağı, bölgedeki geleneksel üretim kültürünün dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Geçmişte büyük emeklerle yerin metrelerce altından çıkarılan toprak, bugün iş makinelerinin yardımıyla daha kolay çıkarılıyor. Ancak pekmez yapımındaki geleneksel kullanım biçimi kuşaktan kuşağa aktarılmaya devam ediyor.
Yozgat’tan farklı şehirlere ve Almanya’ya kadar gönderilen pekmez toprağı, Küçükincirli köyünün hem geleneksel üretim kültürünü hem de bölgeye özgü doğal kaynaklarını gündeme taşıyor.





