Arz şokları sebebiyle bir süreliğine sekteye uğrayan dezenflasyon sürecinin yeniden rayına oturduğunu belirten Şimşek, kalıcı fiyat istikrarına ulaşma hedeflerinden geri adım atılmadığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise benzer bir vizyon çizerek, para, maliye ve gelirler politikalarının güçlü bir eşgüdümle yürütüldüğünü, bu sayede şoklara rağmen makro finansal istikrarın korunduğunu ifade etti.

Yozgat'taki Memur ve Emekli İçin Ortaya Çıkan Tablo

Ekonomi yönetiminin verdiği bu mesajların gölgesinde, Yozgat'taki binlerce vatandaşı doğrudan ilgilendiren TÜİK verileri gün yüzüne çıktı. Belirlenen rakamlar, sabit gelirlilerin alım gücündeki değişimi net biçimde ortaya koyuyor. Açıklanan resmi rakamlara göre memurlar ve memur statüsündeki emeklilerin maaşlarına uygulanacak zam oranı yüzde 13,5 olarak belirlendi. SSK ve BAĞ-KUR kapsamında emekli olan vatandaşlar için ise yüzde 17,76 oranında bir artış yapılması kararlaştırıldı. Fakat aynı dönem içerisinde konut kira artış sınırının yüzde 32,03 şeklinde ilan edilmesi, Yozgat'taki kiracılar açısından gelir-gider dengesini derinden sarstı.

Tl 40

Maaşlar Kira Artış Hızının Gerisinde Kaldı

Dünya Gazetesi köşe yazarı Naki Bakır, oluşan bu yeni ekonomik tabloyu rakamlar üzerinden detaylandırdı. Yapılan tespitlere göre, barınma giderlerine yansıyacak olan zam hızı, ücretlerdeki artışı ciddi biçimde gölgede bıraktı. Bakır'ın analizinde, açıklanan yüzde 32,03'lük kira zam oranının, SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin aldığı zammı 1,8'e katladığı görüldü. Memur kesiminin aldığı zammın ise kira artış hızının yanında tam 2,4 kat daha zayıf kaldığı vurgulandı.

Gözler Yüzde 37'lik Politika Faizinde

Maaş ve kira denklemi bu şekilde kurulurken, Para Politikası Kurulu'nun 23 Temmuz'daki toplantısı piyasaların radarında bulunuyor. Naki Bakır, haziran ayında enflasyonun yüzde 1'in altına düşmesini, mevcut yüzde 37'lik politika faizinde bir gevşeme ihtimali olarak yorumladı. Merkez Bankası'nın belirlediği yüzde 24'lük revize edilmiş ara enflasyon hedefine varılabilmesi için, kalan altı ay boyunca TÜFE'nin ortalama yüzde 0,86'nın üzerine çıkmaması gerekiyor. Yıl sonu için planlanan yüzde 26'lık beklenti bağlamında ise bu sınırın yüzde 1,13'ü aşmaması şart koşuluyor.

Kaynak: Haber Merkezi