Yozgat'ta 1970 yılında başlayan bir çilingirlik hikâyesi, 56 yıl sonra hâlâ aynı aile tarafından yaşatılıyor. Nuh Naci Güner, dedesinden babasına, babasından kendisine uzanan mesleğin bugün bambaşka bir noktaya geldiğini anlatıyor. Bir zamanlar anahtarların el emeğiyle hazırlandığı dükkânda bugün araç anahtarlarından elektronik kilit sistemlerine kadar farklı teknolojiler kullanılıyor. Dedesinin şehir dışındaki fuarlarda gördüğü sistemlerden esinlenerek kendi cihazlarını üretmesi ise bu hikâyenin en dikkat çekici ayrıntılarından biri. Güner ailesi, değişen teknolojiye rağmen 56 yıllık meslek geleneğini sürdürmekte kararlı.

Yozgat'ta çilingirlik hikayesi 1970'te başladı
Güner ailesinin çilingirlikle tanışması 1970 yılına uzanıyor. Nuh Naci Güner'in dedesi tarafından açılan iş yeri, o dönemde tamamen el emeğine dayalı bir sistemle çalışıyordu. Teknolojik cihazların bugünkü kadar gelişmediği yıllarda anahtar yapımı büyük ölçüde ustanın el becerisine bağlıydı.
Ancak Güner'in dedesi yalnızca mevcut yöntemlerle yetinmedi. Şehir dışındaki fuarlara giderek meslekte kullanılan farklı sistemleri inceledi. Gördüğü yöntemlerden yararlanarak kendi cihazlarını geliştirdi.
Bugün dükkânda bulunan eski el yapımı cihazlar, 56 yıllık mesleğin geçmişten bugüne uzanan en somut parçaları arasında yer alıyor. Bir yanda yıllar önce bir ustanın kendi elleriyle yaptığı ekipmanlar, diğer yanda günümüzün elektronik cihazları bulunuyor.
Bu görüntü, çilingirlik mesleğinin geçen yıllarda nasıl değiştiğini de ortaya koyuyor.

Dededen toruna uzanan meslek
Çilingirlikte ikinci kuşak, Nuh Naci Güner'in babasıyla devam etti. Güner'in verdiği bilgiye göre babası 1980-1985 yılları arasında mesleğe başladı.
Böylece dedenin başlattığı iş, oğluyla birlikte ikinci kuşağa taşındı. Yıllar sonra üçüncü kuşak da mesleğin başına geçti.
Nuh Naci Güner, 2015 yılında babasının yanında çalışmaya başlayarak çilingirlik mesleğini devraldı. Yaklaşık 11 yıldır mesleğini sürdüren Güner, bugün ailede farklı fertlerin de çilingirlikle ilgilendiğini belirtiyor.
Güner için bu meslek yalnızca geçim kaynağı değil. Dededen kalan bir mirasın devamı niteliğinde.
Aile olarak mesleği yaşatmaya çalıştıklarını belirten Güner, çilingirliğin kolay kolay ortadan kalkmayacak mesleklerden biri olduğunu ifade ediyor.

Bir zamanlar el emeği, şimdi teknoloji
Çilingirlikte 56 yıl içerisinde yaşanan en büyük değişim ise teknoloji tarafında oldu.
1970'li yıllarda anahtarların el sistemiyle hazırlandığı dükkânda bugün çok sayıda cihaz bulunuyor. Yeni nesil araç anahtarları, elektronik kilitler ve farklı sistemler için özel ekipmanlar kullanılıyor.
Güner, günümüzde çilingirliğin büyük ölçüde elektronik sistemlerle iç içe geçtiğini belirtiyor. Özellikle araçlarda kullanılan yeni nesil kilit ve anahtar sistemleri, klasik çilingirlik anlayışının ötesine geçiyor.
Bu değişim yalnızca kullanılan cihazları değil, ustaların kendilerini geliştirme biçimini de değiştiriyor. Çilingirlerin yeni teknolojileri takip etmesi ve farklı sistemlere yönelik bilgi sahibi olması gerekiyor.

Dedesinin yaptığı cihazlar hala dükkanda
56 yıllık hikâyenin belki de en ilginç taraflarından biri, geçmişten kalan cihazların hâlâ korunuyor olması.
Nuh Naci Güner'in dedesinin şehir dışındaki fuarlarda gördüğü sistemlerden esinlenerek kendi yaptığı bazı cihazlar, bugün de işletmede bulunuyor. Bu ekipmanlar yalnızca eski birer araç değil, aynı zamanda ailenin meslek geçmişinin izlerini taşıyor.
Dedesinin döneminde teknolojiye ulaşmanın bugünkü kadar kolay olmadığını belirten Güner, buna rağmen dedesinin yeni yöntemleri öğrenmeye çalıştığını ve kendi çözümlerini ürettiğini anlatıyor.
Bugünün modern cihazlarıyla geçmişte kullanılan el yapımı ekipmanların aynı dükkânda bulunması, çilingirliğin geçirdiği dönüşümü adeta gözler önüne seriyor.

Çilingirlik yeni nesil araçlarla değişti
Günümüzde çilingirlerin çalışma alanı yalnızca klasik kapı kilitleri ve anahtarlardan oluşmuyor. Araç anahtarları, elektronik kilit sistemleri ve yeni nesil güvenlik teknolojileri de mesleğin önemli parçaları arasında.
Güner, işletme olarak bu değişime ayak uydurduklarını ve farklı sistemler için çeşitli cihazları bünyelerinde bulundurduklarını söylüyor.
Özellikle araç anahtarlarında yaşanan teknolojik dönüşüm, çilingirlik mesleğini de doğrudan etkiliyor. Mekanik anahtarların yanında elektronik sistemlerin devreye girmesi, işlemlerin daha teknik hale gelmesine neden oluyor.
Bu durum 56 yıl önce el emeğiyle başlayan mesleğin bugün teknolojiyle birlikte devam ettiğini gösteriyor.
56 yılın ardından aynı dükkanda aynı meslek
Yozgat'ta 1970 yılında başlayan çilingirlik serüveni, 2026 yılına gelindiğinde hâlâ devam ediyor. Üç kuşağı geride bırakan meslek, bugün yeni teknolojilerle birlikte geleceğe taşınıyor.
Nuh Naci Güner'in anlattığı hikâyede dikkat çeken nokta ise değişimin karşısında mesleğin kaybolmaması. El yapımı cihazlardan elektronik sistemlere, klasik anahtarlardan yeni nesil araç anahtarlarına kadar çilingirlik değişti; ancak ustalık, aile geleneği ve mesleği sürdürme isteği aynı kaldı.
Güner ailesinin 56 yıllık hikâyesi, Yozgat'ta bir mesleğin yalnızca nasıl sürdürüldüğünü değil, zamanın değişimine nasıl ayak uydurduğunu da gösteriyor.



