Sorgun ilçesi Kadılı Köyü yakınlarında bulunan höyükte yapılan kazılarda MÖ 3200-2600 yıllarına ait kalıntılar ortaya çıkarıldı.
520x350 metre ölçülerindeki höyük 30 metre yüksekliğiyle Anadolu'nun büyük höyüklerinden. Yozgat ilinin 45 km güneydoğusunda, eski doğu-batı ve güney-kuzey yollarının birleştiği noktaya yakın konumlanmış.
Alişar Höyüğü MÖ 4. binyılda Bakır Çağı'nda kuruldu. MÖ 1. binyıla kadar kesintisiz yerleşim gördü. Neolitik dönemde höyük bir gölün ortasındaydı ve yerleşim höyükle sınırlıydı.
Kazı Çalışmaları ve Buluntular
1927-1932 yılları arasında Chicago Üniversitesi Doğubilimleri Enstitüsü adına Hans Henning von der Osten ve E. F. Schmidt başkanlığında ilk kazılar gerçekleştirildi. Altı yıl süren çalışmalar sırasında Alişar'ın önemli bir Hitit yerleşimi olduğu tespit edildi.
1927 yılı kazılarının en önemli buluntusu höyüğü çevreleyen iki ayrı döneme ait kerpiç savunma duvarı kalıntıları. Bu surlar şehrin farklı dönemlerde güçlendirildiğini gösteriyor.
1992 yılında kazılar Ronald L. Gorny başkanlığında Alişar Bölgesi Araştırmaları Projesi kapsamında yeniden başlatıldı. Çalışmalar günümüzde Chicago Üniversitesi ekibi tarafından sürdürülüyor.
Kazılarda elde edilen bulgular şehrin farklı dönemlerdeki yapılanmasını ortaya koydu. Bulunan eserler Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde ve Chicago'daki ISAC Museum'da sergileniyor.

Kültür Tabakaları ve Dönemler
Höyüğün stratigrafisi beş evrede inceleniyor. En altta Kalkolitik Çağ'a ait tabaka bulunuyor. MÖ 3200-2600 dönemine ait bu en eski kültür katında dikdörtgen planlı, kerpiç duvarlı ve düz damlı ev kalıntıları tespit edildi.
Evlerdeki odaların taban döşemeleri altında basit çukur ve küp mezarlara ölüler gömülmüş. İnsanların tarım yaptıkları, hayvan besledikleri, altın, gümüş ve kalay gibi madenleri kullandıkları anlaşıldı.
Taş ve kemik aletler, geometrik desenli mühürler ve çeşitli formlarda çanak çömlekler ele geçirildi. Koyu gri, siyah ve kırmızı renkli çanak-çömlek arasında küçük çömlekler, pithoslar, çizgi bezemeli kaplar ve ayaklı meyvelikler dikkat çekti.
İkinci kültür katında MÖ 3. binyıla ait Erken ve Orta Tunç Çağı buluntuları açığa çıkarıldı. Bu devirde şehir surla çevrildi. Evlerin belirli bir plana göre yapıldığı ve bazılarında duvarların içten ve dıştan sıvandığı görüldü.
Mezopotamya ile kültür alışverişinin bu devirde başladığı anlaşıldı. Üçüncü devirde MÖ 2200-2000 yılları arasında iç kale ve dış kale kuvvetlendirildi. İç kalenin alanı genişletildi.
Hitit ve Asur Dönemi
MÖ 2. binyılda Alişar Asurlu tüccarların geldiği bir ticaret merkezi haline geldi. Güneyindeki Kaniş (Kültepe) gibi önemli bir ticaret noktasıydı.
Yarı efsanevi Hitit kralı Anitta'nın Kussar adında bir şehri ele geçirdiğine dair kayıtlar var. Bu şehrin Alişar Höyük olduğu değerlendiriliyor. Anitta'nın istilası sonucu şehir imha olmuş olabilir.
MÖ 1400-1200 döneminde Alişar muhtemelen Ankuwa adlı bir Hitit taşra kasabasıydı. Hititler kuzeyde bulunan Hattuşaş'ı başkent yaptılar. MÖ 2000-1500 yılları arasında büyük bir şehir hüviyetine büründü.
Hititler döneminde alt şehir güçlendirildi ve savunma amaçlı yapılanmalar gerçekleştirildi. Çoğu Hitit yerleşkesi gibi Geç Tunç Çağı'nın sonunda MÖ 12. yüzyılda yanıp imha edildi.

Frig ve Sonrası Dönemler
MÖ 1200-700 yılları arasında Alişar'da Hitit-Frig kültürü görüldü. Bu devirden sonra alt şehir önemini kaybetti. Şehirde ortaya çıkan eserler Frig kültürünün ağırlığını ortaya koydu.
İç kale eski temelleri üzerine yeniden yapılmışsa da MÖ 19. yüzyıla ait ilk yapı katının iç kale suru bir yangınla ortadan kalkmış. Frigler bu dönemde höyüğü ele geçirdi.
Alişar yakınlarında Kerkenes'te Friglerden kalma büyük bir Demir Çağı kenti bulunuyor. Frig devrinden sonra önemini iyice kaybeden Alişar Med, Pers, Helenistik çağ, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı devirlerini yaşadı.
Bu devirlerden söz edilebilecek önemli izler yok. Geç Roma veya Bizans dönemine ait bir kilisenin kalıntıları tespit edildi. Alişar Höyüğü Kalkolitik Çağ'dan Osmanlı dönemine kadar kesintisiz yerleşime sahne oldu.
Yozgat'ın tarihi yerleri arasında Alişar Höyüğü İç Anadolu'nun kronolojisi ve eski kültürlerin birbirlerine geçişleri hakkında önemli bilgiler sunuyor. Höyük cumhuriyet dönemi ilk kazı alanlarından biri olarak kabul ediliyor.




