Altın fiyatları, 2026 yılının ilk çeyreğinde oldukça hareketli bir grafik sergiliyor. Ocak ayında 5 bin 603 dolar ile tarihinin en yüksek seviyesini gören ons altın, bu zirvenin ardından yüzde 21'i aşan bir değer kaybıyla karşı karşıya kaldı. Spekülatif satışların ve yüksek faiz beklentilerinin gölgesinde kalan kıymetli metal, son haftalarda 4 bin 340 dolar bandına kadar çekildi.
ALTIN PİYASASINDA SERT GERİ ÇEKİLME VE FED STRATEJİSİ
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) 2026 yılı için beklenen faiz indirimi rotasından saparak oranları yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutma eğilimine girmesi, piyasalardaki iştahı doğrudan etkiledi. Faiz getirisinden yoksun olan altın, doların güçlendiği bu yeni konjonktürde cazibesini yitirmiş görünüyor. Yatırımcıların güvenli limandan uzaklaşarak getiri odaklı varlıklara yönelmesi, fiyatlardaki aşağı yönlü baskıyı derinleştiren temel unsurların başında geliyor.

JEOPOLİTİK TANSİYON VE DOLARIN KÜRESEL GÜCÜ
Hürmüz Boğazı'nda yaşanan kısmi kapanmalar ve enerji arzına yönelik tehditler, küresel piyasalarda yeni bir enflasyonist şok endişesi yarattı. Bu durum, ABD dolarını son ayların en yüksek seviyelerine taşırken, altının ons fiyatını da baskılamaya devam ediyor. Her ne kadar bölgedeki ateşkes tansiyonu düşürse de enerji maliyetleri ve döviz kurlarındaki oynaklık risk faktörü olmayı sürdürüyor
26 MART PMI VERİLERİ VE JPMORGAN TAHMİNLERİ
Küresel finans devleri, mevcut düşüşe rağmen uzun vadeli iyimser projeksiyonlarını koruyor. JPMorgan, ons altın için yıl sonu hedefini 6 bin 300 dolar seviyesinde tutarak yatırımcılara beklemeleri yönünde sinyal veriyor. Piyasa profesyonelleri için asıl yön tayini ise 26 Mart tarihinde açıklanacak olan ABD PMI verileriyle gerçekleşecek. Ekonomik büyüme ve aktiviteye dair ipuçları verecek olan bu veri, altının 4 bin 370 dolar seviyesindeki dengelenme çabasının kalıcı olup olmayacağını belirleyecek.


