Piyasalarda yaprak kımıldamayan durgun dönemler, birikimini korumaya çalışan vatandaşın sabrını zorlar; ekranlardaki yatay seyir kararsızlığı büyütür. Küresel ekonomideki belirsizlikler ve merkez bankalarının faiz politikaları altın piyasasını adeta bir bekleme odasına sıkıştırmış durumda. Ancak uzmanların radarındaki temel göstergeler, yüzeyi sakin görünen bu suyun altında yeni bir hareketliliğin şekillendiğini işaret ediyor.
Yatay Seyir Geçici mi?
Şu sıralar altının ons fiyatı 4 bin dolar sınırında adeta çapa atmış halde bekliyor. Yüksek faiz oranları ve Amerikan 10 yıllık tahvil getirilerindeki zirve seviyeler, altının yukarılara tırmanmasını zorlaştırıyor. Yine de State Street Altın Stratejisi Başkanı Aakash Doshi, piyasaların faiz baskısına fazlasıyla odaklandığını düşünüyor. Fed’in sıkılaşma adımlarının çoğunu tamamladığını belirten Doshi, mevcut durgunluğun aslında yeni bir sıçrama öncesi güç toplama evresi olduğunu aktarıyor.

5 Bin Dolar Sınırı Aşılır mı?
Peki cebindeki parayı altına yatıranları önümüzdeki 6 ila 9 aylık dönemde ne bekliyor? Doshi'nin öngörüsüne göre, ons altın fiyatları için 4 bin 750 ile 5 bin 500 dolar aralığı oldukça güçlü bir hedef. Hatta gelecek yılın ilk yarısında ons fiyatının 5 bin dolar barajına ulaşması işten bile değil. Tahvil getirilerinde yaşanacak küçük bir gevşeme bile yıl bitmeden altını 4 bin 500 doların üzerine fırlatabilir.
İstihdam Verisi Rüzgarı Tersine Çevirebilir
Kısa vadede yönü belirleyecek en kritik viraj ise ABD’den gelecek tarım dışı istihdam verisi. Haziran ayında beklentilerin çok altında kalan istihdam rakamları, ekonomide çarkların yavaşladığını göstermişti. Yeni bir zayıf veri dalgası gelirse, Fed'in faiz artırma ihtimali rafa kalkabilir. Bu durum da faiz yükünden bunalan altın yatırımcısına rahat bir nefes aldıracaktır.
Küresel Borç Yükü Altını Destekliyor
Fiziki tarafta ise altının omurgası son derece sağlam duruyor. Küresel borç stokunun 353 trilyon dolarla rekor kırması, devletlerin borç yükünü hafifletmek için paranın değerini düşürme riskini beraberinde getiriyor. Çin’in rekor seviyedeki altın ithalatı ve merkez bankalarının kesintisiz alımları da eklenince, altın sadece bir yatırım aracı değil, fırtınalı havalarda sığınılacak güvenli bir liman olmaya devam ediyor.





