İnsan olmak zor..
Hele bu zamanda yaşamak zaten zorken.
Kadın olmak..
İki katı zor..
*   *   *
Annenizin biricik kızı olarak başladığınız hayata, babanızın kıymetlisi...
Evin kızı olarak devam edersiniz...
Sonra birinin eşi..
Aşkı..
Kadını..
Ve en kıymetlilerinizin annesi oluverirsiniz..
Akışı değişir hayatınızın...
Kadın olduğunuzu daha bir sindirirsiniz anne olunca..
Başka olur dünyanızın rengi...
Kadın olmanın kıymetini..
Özelliğini..
Güzelliğini..
Erişilmezliğini..
Kutsallığını daha da derinden hissedersiniz...
Annelik işler damarlarınıza...
Daha koruyucu..
Daha cesur..
Daha güçlü oluverirsiniz bir anda..
Sizi bir bir tamamlar hayat..
Sarılınca acılarınız diner..
Evlat öpünce geçer tüm sızılarınız..
İyileşirsiniz onlarla..
Yeniden büyürsünüz..
Eksiklikleri tamamlaya tamamlaya..
*   *   *
İş..
Aşk..
Evlilik..
Annelik..
Derken unutur bazen kadın kendini..
Adanmışlık vardır ruhunda..
Fedakarlık..
Sonsuzluk...
Hep kendinden verir.
Hayatından,
Ömründen,
Benliğinden,
Yeri gelir gururundan...
Kadınlığından...
*   *   *
Zaman geçip kendi kendine kaldığında anlar yorulduğunu..
Yıprandığını..
Hep kendinden verdiğini..
Eski bir bavul misali..
Usul usul biriktirir.
Acısını,
Tatlısını,
Ertelediği hayallerini..
Yol uzun görünsede yarılamıştır farkına varmadan,
Bavula tepiştirmeye başlar, hayattan aldığı dersleri..
Tepiştirse de dolmuştur bavul.
Artık almaz..
*   *   *
Oturup bir  köşeye ..
Bir bir eksiltme zamanıdır şimdi bavuldan gereksiz yük ettiklerini..
Kendini yoran fazlalıkları..
Gereksiz verilen değerleri..
Gereksiz insanları..
Yaşanmışlıkları..
Bir bir eksiltmeli..
O tepiştire tepiştire keyifle doldurduğu bavulu, bir bir vazgeçe vazgeçe boşaltmalı..
Bir bir azalır hayattan aldıklarınız..
Tek tek eksilir sizden o kıyamadıklarınız.. 
Durup baktığınızda geçmişe..
Bir siz kalırsınız..
Bir de eskimiş bavul geriye...