Süreç işliyor.
Derin ve yaralı.
Sürpriz dersen.. Eh...
Ama.
Bugün, dünden farklı değil.
Aynı.
Değişim adına yapılanların.
Sonuçsal karşılığı 14 Mayıs'ta hissedilecek.
Böyle bir oluşum içerisinde.
‘Birlik’telik olgusunun nasıl sağlanacağı tartışılır.
*
Garipsemeyin. 
Sistem bu. 
Bozarsanız dağılırsınız. 
Ayağınıza takoz korlar. 
*
Hizmet anlayışının ‘kriter’ noktası.
Rant beklentisine.
Menfaat duruşuna.
Çıkar açılımına.
‘Kişisel hırs’ noktasına dayalı olduğundan.
Değişimin yansıması ‘doğru’ ya da ‘gerçekçi’ durmuyor.

Yıllar geçse hiç bir şey unutulmuyor. 
Söylenenler ile yapılanlar. 
Birbirine uyuşmadığından. 
Yozgat’ın talihsizliği aynı kalıyor. 
Söyleyen ile yapanın/yapacak olanın. 
Öne çıkma çabaları. 
Yapısal olarak, Yozgat’ın önüne dikiliyor. 
Öyle. 

İktidarın temsilcileri yıllardar aynı şeyleri konuşur. 
Aynı mevzulara girip. 
Yaptıklarını anlatırlar. 
Birileri de çıkıp alkışlar. 
Normaldir. 
Arz talep meselesi. 
Biz küçük işlerle uğraşırken. 
Elin oğlu, malın büyüğünü götürüyor.  
Kime ne? 
Değil mi? 
Alan memnun, götüren memnun. 
O zaman. 
Yozgat’ın böyle kalması normal. 

Meseleyi iyi kavramak lazım. 
Zamanlama yanlışlığı. 
Doğru karar alamama. 
Doğru adam seçememe. 
Doğru planlamaya girememe. 
Yozgat’ın en büyük engeli. 
Şöyle bir bakın. 
Mevcut yapılanların. 
Kime, ne getirisi olacak? 
Siz, açılım yapmadığınız. 
Geleceği şekillendirip. 
Masaya koymadığınız sürece. 
Kendimiz ile didişmeye devam ederiz. 
Ufuk ile umutlar sıkıştığından. 
Ötesi görülemiyor. 
Düşünülmüyor bile. 

Yıllar gelip, geçiyor. 
Yozgat yerinde sayıyor. 
Millet kafa yoracak. 
Çaba harcayacak. 
Kendini meşgul edecek. 
Yeni projeler. 
Yeni planlamalar yapıyor. 
Biz, kendimizle oynaşıyoruz. 
*
Bugün.
Abdulkadir Akgül'ün yeniden toparlama gayreti...
Geçmişin hesabı gibi...
Teşkilatların.
Yanlış yapılanmaların.
Çözümüne dönüşüyor.
*
Hep aynı.
Anlatabildim mi?