Türkiye Muharip Gaziler Derneği Adana Şube Başkanı Gazi Coşkun Adaber ve Kıbrıs Gazisi Hacı Özdaş, 52 yıl önce yaşadıklarını anlatırken duygusal anlar yaşadı. Her ikisi de vatan görevi söz konusu olduğunda yaşın ve yılların hiçbir önemi olmadığını, “Bugün olsa yine giderim” sözleriyle ifade etti.

“Türk Silahlı Kuvvetleri tarihe geçen bir çıkarma gerçekleştirdi”

Harekâtın dünya askeri tarihinde örnek gösterilen bir operasyon olduğunu belirten Gazi Coşkun Adaber, o günleri şöyle anlattı:

“Bize verilmiş bir görev vardı. O görevi biz elimizden geldiğince yerine getirmeye çalıştık. Dünya tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirdiği çıkarma, tarihe geçen bir çıkarmadır. Hatta bir zamanlar İngiliz basınından biri, ‘Gidin, nasıl çıkarma yapılır Türk Silahlı Kuvvetleri’nden öğrenin’ diyordu.”

Jandarma komando birliğinde görev yapan Adaber, Gönyeli’nin Kırnı bölgesine helikopterle indirildiklerini, Hava İndirme Tugayı ve Bolu Tugayı ile birleşerek güvenliği sağladıklarını belirtti. İlk anlarda heyecan ve korku yaşadıklarını ancak kısa sürede görev bilincinin her şeyin önüne geçtiğini ifade eden Adaber, “Ben zaten Kıbrıs’ta 15 ay kaldım. Bir de şu vardı; biz dokuz aydan fazla dağda kaldık, hiç aşağıya inmedik. Türkiye’ye döneceğimizi bile tahmin etmiyorduk. ‘Tamam’ diyorduk, ‘biz burada şehit oluruz.’ Öyle bir düşünce vardı. Ama buna rağmen hiçbir korku yaşamadık” dedi.


Img 1784530001823 U25Jnv

“Her taraf barut, kan ve ateş kokuyordu”

Kıbrıs Gazisi Hacı Özdaş ise adaya ayak bastıkları ilk anları unutamadığını belirterek, savaşın izlerini daha ilk dakikadan itibaren hissettiklerini söyledi. Kıbrıs’a sabah 04.00 sıralarında vardıklarını anlatan Özdaş, şu ifadeleri kullandı:


Img 1784530005314 618T9I

“Biz orada artık bambaşka bir atmosferin içine girmiştik. Ne söyleyeceğimizi bilemiyorduk. Her taraf barut, kan ve ateş kokuyordu. Kıbrıs yanıyordu adeta. Biz karaya ilk çıkan birliklerden değildik. Ateşkesten sonra karaya indik. Çünkü biz gemiyi bırakıp terk edemezdik. Kocatepe’nin askerlerini gemiye aldık. Askerlerden biri yere iner inmez toprağı üç defa öptü. Ben de o an ağlıyordum. Başçavuş bana, ‘Ağlama’ dedi. Ben de, ‘Komutanım, sen de ağlıyorsun’ dedim. ‘Sus’ dedi. Öyle zor günler yaşadık.”

Harekâtta topçu ve uçaksavar nişancısı olarak görev yapan Özdaş, çıkarma sırasında gemiler kıyıya yaklaşırken önce baş topuyla hedeflerin vurulduğunu, kendi görevinin ise uçaklara karşı nişan almak olduğunu anlattı. “Allah o günleri bir daha göstermesin. Temennimiz odur. Ama o gün vatanı korumanın, vatan için mücadele etmenin ne demek olduğunu yaşayarak gördük. Bugün de bunun gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz” diye konuştu.

“Bu yaşta da olsa yine giderim”

Aradan geçen yarım asra rağmen vatan sevgisinin ilk günkü gibi olduğunu vurgulayan Hacı Özdaş, sözlerini şöyle tamamladı:


Img 1784530005490 Gufmjr

“Aradan çok uzun yıllar geçti. Şu an 73 yaşındayım. Ama yine aynı durum olsa, vatanımız için, milletimiz için, bayrağımız için seve seve giderim. Buna yürekten inanıyorum. Bu yaşta da olsa yine savaşa giderim. Allah’a çok şükür elimiz ayağımız tutuyor. Vatan göreviyse hiç düşünmeden giderim.”

Yozgat da 1974 yılında Kıbrıs’a evlat gönderen Anadolu şehirlerinden biri olarak bu gururu ve hüznü derinden yaşıyor. İl genelinde düzenlenen anma programlarında, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın Türk milleti için bir varoluş mücadelesi olduğu bir kez daha vurgulanıyor. Aradan geçen 52 yıla rağmen gazilerin verdiği mesaj ise ortak: “Vatan söz konusu olduğunda yıl, yaş, zaman tanımayız.”

Kaynak: İHA