Siyaseti anlamak zordur.
Hele Yozgat’ta çok zor.
Kimin, kiminle dirsek temasta olduğunu kestirmek güçtür.
‘Güç’ten nemalanmak adına.
‘Kişisel çıkar’larla yürütülen siyaset.
Bir noktadan sonra.
‘Kişisel’ kayıplara yelken açıyor.
Kayıplar, taraftar kayıplarına kadar gidiyor.
İyi mi?
*
Mart 2024 seçimi oldukça zor geçecek.
Ülkenin içerisinde bulunduğu ekonomik yapı.
Vatandaşın cebine.
Boğazına yönelik dokunuşlar.
Halkın beklentilerinin karşılanmaması.
Mevcut yapının.
Parti teşkilatlarının.
Halk ile aralarındaki uçurum.
Seçimlerin sert mesajla sona ereceğinin göstergesi.
*
Böyle bir ortam varken.
Millet, siyasete karşı duruş sergilerken.
AK Parti’nin kendi içerisinde ‘Dallas’ senaryosuyla hareket etmesi garip.
Anlaşılır değil.
*
Kişisel beklentiler üzerinden.
‘Aday’ bulma gayretiyle.
Parti içi gruplaşmalar.
Muhalefet partilerinin iştahını kabartıyor.
Yani.
AK Parti kendi içerisinde ‘adam’ beğenmezken.
Muhalefet tereyağından kıl çeker gibi belediyeleri alıp götürecek.
*
2019'da yaşandı.
Örnektir.
*
Kimse, kimseyi sevmek zorunda değil.
Ama aynı gemide barınıp.
Güverteden delik açmaya çalışmak.
Mantıklı gelmiyor.
Açıklayacı bir nedeni de olamaz.
Olsa olsa ‘kişisel hırslar’ öne çıkar.
Gerisi hikaye.
*
Anketler yürütülüyor.
Mevcut çıkmasın.
Hatta başarısız görünsün diye.
Olmadık entrikalar çevriliyor.
‘Dallas’ özelinde ‘ceyar’lık yapılıyor.
Enterasan.
Sonra da çıkıp ‘partimi seviyorum’ edebiyatı yapılıyor.
*
Siyasi çekişmeleri çok izledim.
Kapalı kapılar ardında oynanan oyunlara tanıklık ettim.
Birbirine zarar veren siyasetçiler çok gördüm.
Birbirini istemeyenleri de gördüm.
Ama.
Bu kadarını ilk kez görüyorum.
Şaşkınlıkla izliyorum.
*
Birinin üzerinden siyaset yapmak.
Bel altından vurup.
‘Aday’ çıkarmak.
Karşılığını bulamayıp.
Yan çizmek.
Siyasi etiğe yakışmıyor.
AK Parti’ye hiç yakışmıyor...
*
Kimin aday olacağına değil.
Kimin Yozgat’a katkı vereceğine bakmak lazım.
Böyle bir ortamda.
AK Parti’nin alacağı kararı açıkçası merakla bekliyorum,
*
Anlatabildim mi?