Simav sakinleri yeni güne yer kabuğunun hareketliliğiyle uyandı. Sabah saatlerinde art arda kaydedilen iki sismik aktivite bölgede endişe yaratsa da, yetkililerden gelen ilk saha tarama sonuçları rahat bir nefes aldırdı. Yaşanan bu son sarsıntılar, ülkenin farklı coğrafyalarındaki sismik gerilimleri ve fay hatlarının güncel durumunu da bir kez daha tartışmaya açtı. Özellikle kağıt üzerinde üçüncü derece deprem kuşağında kalsa da etrafındaki büyük kırıkların baskısıyla şekillenen Yozgat havzası, incelenmesi gereken potansiyel tehlike noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

KÜTAHYA SİMAV DEPREMİ: BÖLGEDE SON DURUM VE BÜYÜKLÜK VERİLERİ

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), bölgedeki ilk sarsıntının saat 09.12'de 3,4 büyüklüğünde gerçekleştiğini ve kırılmanın 6,79 kilometre derinlikte oluştuğunu bildirdi. Aynı doğa olayı Kandilli Rasathanesi cihazlarına 3,5 büyüklük ve 8,4 kilometre derinlik şeklinde yansıdı. İlk paniğin atlatılmasının ardından saat 10.36'da bu kez yerin 11,96 kilometre altında 2,5 şiddetinde artçı bir hareketlilik daha kaydedildi. Yerel yöneticiler, ilçe merkezi ve köylerde hissedilen dalgalanmaların ardından kurumlara herhangi bir hasar ya da yaralanma bilgisinin ulaşmadığını teyit etti.

YOZGAT FAY HATTI SORGULAMALARI YENİDEN HIZ KAZANDI

Ege bölgesinde yaşanan bu sismik enerji çıkışı, gözleri Anadolu'nun iç kesimlerindeki fay ağlarına çevirdi. Yozgat şehir merkezi genel sismik haritalarda nispeten güvenli bir konumda gösterilse de, gerçeğin detayları oldukça farklı. Şehrin kuzey ve doğu sınırlarını saran diri fay kuşakları, zaman zaman 5,0 ve üzerindeki büyüklüklerde depremler üretebilecek kapasite barındırıyor. Bölgedeki sismik stres sadece tek bir kaynaktan değil, birbirini tetikleme riski taşıyan çok sayıda fay kolundan besleniyor.

İÇ ANADOLU'DA DİRİ FAYLAR HANGİ İLÇELERİ TEHDİT EDİYOR?

Kenti çevreleyen ana kırık sistemleri yerel ve bölgesel olarak ikiye ayrılıyor. Şehrin hemen altından geçen Yozgat Fayı yerel sarsıntıların kaynağı olurken; Çekerek ve Akdağmadeni fayları kentin doğu ile kuzeydoğu ekseninde aktif birer Holosen dönemi kırığı olarak enerji biriktirmeyi sürdürüyor. Geçmiş yüzyıldaki sismik sabıkalara bakıldığında, kentin güneyinde uzanan sağ yanal atımlı Akpınar Fayı'nın 1938 yılında 6,8 büyüklüğünde yıkıcı bir etki yaratarak yüzeyi parçaladığı biliniyor. Şehrin kuzey sınırları ise Ezine Pazarı ve Sungurlu sistemlerinin baskısını hissediyor.

Tehlike boyutunun en fazla hissedildiği yerleşim yerlerinin başında Çekerek ve Kadışehri geliyor. Doğrudan Yozgat'ın içinden geçmese de sarsıntı menziliyle bölgeyi içine alan Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ), bu iki ilçeyi yüksek risk grubunda tutuyor. Nitekim geride bıraktığımız Nisan 2024'te Kadışehri sismik bir enerji boşalımıyla 4,7 büyüklüğünde bir şok atlatmıştı. Kuzey sınırda yer alan Aydıncık ile doğudaki Saraykent ve Akdağmadeni ilçeleri de aktif hatların doğrudan hedefinde bulunuyor. Uzmanlar fay hattına mesafenin tek başına kurtarıcı olmadığını hatırlatarak, Yozgat il merkezi de dahil olmak üzere alüvyon tabanlı gevşek zeminler üzerine inşa edilen binalarda sarsıntı dalgalarının katlanarak büyüyeceği konusunda kritik uyarılarda bulunuyor.

Muhabir: Haber Merkezi