Azerbaycan’da okullarda ve kamu kurumlarında uygulanmak istenen kıyafet yönetmelikleri ile başörtüsü kısıtlamaları, Türkiye’de geçmişte yaşanan acı tecrübeleri yeniden akıllara getirdi. İç Anadolu’nun kalbi Yozgat’ta microfon uzattığımız vatandaşlar, hem inanç özgürlüğüne vurgu yaptı hem de dış politika üzerinden kardeş ülkeye sitem dolu uyarılarda bulundu. Sokaktaki havanın özeti ise ne olursa olsun özgürlüklerin kısıtlanmaması gerektiği yönünde.

"Açık da Kapalı da İnsanın Kendi İradesidir"
Tartışmalara tepki gösteren Fatih Akdeniz, yasakların çağ dışı kaldığını belirterek tepkisini dile getirdi. Akdeniz, "Gerçekten çok saçma bir durum. Sanki eski zamanlarda kalmışız gibi davranıyorlar. Açık olan bir insan okuyabiliyor da kapalı olan neden okuyamasın? Bizim dinimiz İslam. Dinimizde örtünmek de açık olmak da tamamen kişinin kendi hür iradesine bağlıdır. Kimsenin kimsenin tercihine karışmaya hakkı yok. Herkes istediği gibi, özgürce eğitimini alabilmeli" dedi.

Atila İbiş ise devlet aklına ve büyüklere duyulan güvene dikkat çekerek, "Kardeş ülkemizde de tıpkı bizde olduğu gibi Cumhurbaşkanı ve bakanlar var. Onlar nasıl bir karar alırsa süreç öyle işler. Ama ne olursa olsun oradaki kardeşlerimizin ezilmesini, mağdur edilmesini asla istemeyiz" ifadelerini kullandı.

"Karabağ Sonrası Gelen Tavrı Yanlış Buluyoruz"
Azerbaycan’ın son dönemdeki adımlarını eleştiren Faik Aslan, yaşananları şaşkınlıkla karşıladığını belirtti. Aslan, "Azerbaycan’dan böyle bir hamle hiç beklemezdik, gerçekten yanlış yapmışlar. Üstelik İsrail ile bu kadar yakınlaşmalarını da doğru bulmuyoruz. Yine de kendileri bilir, sonunu kendileri yaşarlar" diye konuştu.

Mustafa Koçak ise tepkisini daha sert bir dille dile getirdi: "Karabağ zaferinden sonra Azerbaycan biraz şımardı gibi geliyor bana. Bizim Cumhurbaşkanımızın yerinde olsam şöyle bir Yozgat tokadı, Osmanlı tokadı indiririm ki nereden geldiklerini hatırlasınlar. Kimse kimsenin başörtüsüne karışamaz. İsrail’in şemsiyesi altına girmeye çalışıyorlar ama yarın bir gün 'bizi kurtar' diye bağırırlar. Bu işler bu kadar basit."

"Eğitim Siyasetten ve Yasaklardan Arındırılmalı"
Eğitim kurumlarının bu tarz tartışmaların dışında tutulması gerektiğini savunan Emirhan İnce, pedagojik açıdan olaya yaklaştı: "Okullar siyasetin tamamen dışında kalmalı. Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Küçük yaştaki çocukların zihnini bu tür soyut kavramlarla ve yasaklarla yormak doğru değil. Ailelerin tercihlerine karışamam ama okul ortamı bu baskılardan arındırılmalı. Yine de böyle bir yasağın gelmiş olması çok absürt ve hiç beklemediğimiz bir şeydi."

Umut Yusuf Başaran da özgürlük vurgusu yaparak, "Özgürlük kelimesi sadece sözlükte kalmamalı. Gelecek nesillerin bu şekilde kısıtlanmasını doğru bulmuyorum. Bu yaş grubuna getirilen bir yasak, henüz doğmamış nesillerin bile özgürlüğünü tehlikeye atar" dedi.

Azerbaycanlı Vatandaştan Saygı Çağrısı
Yozgat’ta karşılaştığımız Azerbaycan vatandaşı Vusale Zulfqarova ise konunun birbirine karıştırılmaması gerektiğinin altını çizdi. Zulfqarova, "Kişinin kendi inancı ve örtüsü her zaman saygıyı hak eder. Bence bu konuları gereksiz yere karmaşık hale getirmemek lazım. Örtünmek isteyen güzelce örtünsün, başı açık kalmak isteyen de öyle kalsın. Herkes birbirinin kararına saygı duymalı" diyerek sözlerini tamamladı.



