Günümüz otomobillerinde emniyeti ve yolculuk konforunu artırmak üzere geliştirilen onlarca elektronik asistan yer alıyor. Konsolda sürücünün elinin altında duran bu kumandaların bazıları her seyahatte kullanılırken, bazıları ise aylarca unutulup en kritik anda yanlış tercihle tetikleniyor. Sürüş esnasında basılan tek bir tuş, karlı zeminde çaresiz kalmaya ya da aniden sıfıra inen görüş mesafesi yüzünden kaza tehlikesi yaşamaya kapı aralayabiliyor.
ÇEKİŞ KONTROL SİSTEMİ DÜĞMESİ KAR VE ÇAMURDA NE ZAMAN KAPATILMALI?
Gösterge panelinde ya da direksiyonun sol tarafında kayan bir araba silüetiyle simgelenen çekiş denetimi (TCS/TRC/ESP), olağan yol koşullarında tekerleklerin boşa dönmesini engellemek üzere tasarlanmıştır. Sistem, lastiklerden birinin tutunma kaybı yaşadığını algıladığı anda motor devrini kısar ve kayan tekere fren uygular. Düzgün asfaltta savrulmayı engelleyen bu koruma mekanizması; derin kar, balçık ya da gevşek kum zeminlerde otomobilin en büyük tuzağına dönüşür.
Aracın gevşek zeminlerden kurtulabilmesi için lastiklerin dönerek yüzeyi kazması ve bir miktar momentum yakalaması şarttır. Ancak devredeki çekiş asistanı her patinaj denemesini arıza veya kayma gibi algılayıp gazı kestiğinde, motor güç üretemez ve lastikler olduğu yere gömülür. Böyle anlarda çekiş kapatma düğmesine basarak sistemi geçici olarak uyutmak ya da varsa özel arazi moduna geçmek lastiklere serbest dönüş gücü verir. Kurtulup sert zemine ulaşıldığında ise düğmeye yeniden basılarak sistemin aktif edilmesi sürüş güvenliği açısından zorunludur.
Saplanan bir otomobili kurtarmaya çalışırken yüksek devirle kontrolsüzce gaza basmak aktarma parçalarını yıpratır ve lastikleri daha derine indirir. Çekiş asistanını kapattıktan sonra yürüyen aksamı kurtarmak için tahrik tekerleklerinin önündeki birikintileri temizlemek, altlarına paspas veya zemin tutuşu sağlayacak malzemeler koymak ve ileri-geri vitesler arasında sarsmadan salınım yaptırmak gerekir.
HAVA SİRKÜLASYONU DÜĞMESİ YAĞMURLU HAVADA NEDEN BUĞU YAPAR?
Kabin grafiği içerisinde dönen bir ok işaretiyle gösterilen iç hava dolaşım modu, havalandırma sisteminin dışarıdan hava almayı kesip kabindeki mevcut havayı çevirmesini sağlar. Bu özellik; tünel geçişlerinde, yoğun egzoz dumanında veya tozlu ortamlarda kötü kokuların içeri dolmasını engeller. Yaz aylarında ise önceden soğutulmuş iç havayı yeniden çevirdiği için klimanın aracı çok daha kısa sürede serinletmesine imkan tanır.
Sonbahar ve kış koşullarında bu fonksiyonun kesintisiz açık tutulması ise büyük bir sürüş tehlikesi üretir. Araçtakilerin nefes alıp vermesiyle yükselen ortam nemi dışarı tahliye edilemediği için camların iç yüzeyinde hızla yoğunlaşır ve camları anında görünmez hale getirir. Sağanak yağmurda ya da soğukta oluşan buğu tabakasını hızla yok etmek için dolaşım modu kapatılmalı, taze hava girişiyle birlikte ön cam rezistansı devreye sokulmalıdır.
ARKA CAM REZİSTANSI VE AYNA ISITMA ÖZELLİĞİ NASIL KULLANILMALI?
Dikdörtgen sembolün içinden yukarı doğru uzanan üç dalgalı çizgi, arka camdaki ince elektrikli iletkenleri devreye alan rezistans sistemini gösterir. Camdaki don, buğu ve buz katmanını kısa sürede eriten bu teknoloji, dikiz aynasındaki görüş alanını eski netliğine kavuşturur.
Pek çok araç modelinde bu düğme, yan dikiz aynalarının arkasındaki ısıtma elemanlarıyla ortak çalışır ve aynalardaki damlacıkları da aynı anda buharlaştırır. Cam yüzeyi temizlendikten sonra rezistansın açık unutulması otomobilin şarj sistemine ve aküsüne sürekli ek yük bindirir. Görüş mesafesi tamamen sağlandığı anda rezistansı manuel olarak kapatmak, aracın elektrik altyapısını yormamak adına en doğru kullanım şeklidir.





