Gidene 'kal' denmez.
Siyasette bildik mevzudur.
Cesaret edip, çıkana ‘dur’ denmez.
Demokrasi denen kavramdan hareketle.
Herkes aynı sandık içerisine girip.
‘Aday’ olma kriterine sokulur.
Niyesi?
Nasılı?
Nedeni?
Pek sorulmaz.
Partiye gösterilen teveccühtür bu.
İyi mi?
*
Süreç işliyor.
Anketler yapılıyor.
İsimler soruluyor.
Teşkilatlar sorgulanıyor.
*
Anketler yapılıyor.
Üç aşağı beş yukarı sonuçları kestirmek güç değil.
Açıklanmasa da.
Gizli kalması istense de.
Dışarıya sızanlar ‘mevcut’ durumu gösteriyor.
Beklentileri yansıtıyor.
Yani.
Kriteri belirlemeyip.
Herkese ‘buyur’ ederseniz.
Sonuçların da farklı çıkmasını bekleyemezsiniz.
*
Kimseyi küçükseyip.
Cesaretini kırmak gibi bir mantıktan bakmıyoruz.
Mesele memleket olduğuna göre.
Siyasal duygusallığa kapılıp.
‘Var olacağım’ psikolojisiyle.
Yol alanlar.
Memleketin ‘temel’ meselesinden de bihaber kalacaklardır.
Kimin aday adayı olduğu bizleri ilgilendirmiyor.
*
Siyasetin uğradığı erozyon.
Rant odaklı sistem anlayışını getiriyor.
Menfaate dayalı.
Çıkarın öne geçtiği.
‘Bencil’likle hareket edildiği.
Egoların tavan yaptığı.
Ayrışmaların hakim kılındığı.
Kutuplaşmaların var olduğu.
Yandaş zihniyetinin doğduğu.
Siyasal yapının oluşumuda tartışma getiriyor.
*
Siyasetin yolu dedik ya...
Mantıklı bir değerlendirme olacağı inancındayız.
Sağlıksız süreç.
Gerçekçi olmayan temayüller.
Dinleme odaklı mülakatlar.
Anketlerin en azından karşılık bulacağı sistem olarak bakıyoruz.
Doğru.
Gerçekçi.
Mantıklı.
Karar verici.
Ayırıcı.
Anketler.
Siyasal yapılanma da.
Toplumsal beklentilere de.
Karşılık verecektir/vermelidir.
*
Yozgat’ın anketlerini önemsiyorum.
Adayların ‘gerçek’ oylanacağı.
Halkın dinleneceği.
Durumlarına bakılacağı.
‘Olur’ verileceği.
Potansiyel görüleceği sistemdir.
Bakalım.
Sistemin getirisi ne olacak?
*
Demokrasinin işlemesi.
Adaletli davranılması.
Hakkaniyetin yansıtılması.
Doğru ‘aday’ların tespit edilmesi.
14 Mayıs kadar önemlidir.
Anlatabildim mi?