Yozgat ve çevresi, ilkçağlardan itibaren askeri geçiş yollarının tam merkezinde yer almasıyla ön plana çıkıyordu. Yedinci yüzyılda Bizans'ın idari yapılanmasına dahil edilen bölge, o dönem ticaret yollarının değişmesiyle şehir merkezi hüviyeti kazanamadı. Nüfusun giderek seyrekleştiği bu alan, Malazgirt Meydan Muharebesi'nin ardından büyük bir dönüşüme uğradı.
BİZANS'IN DÜŞÜŞÜ VE BOZOK YAYLASI'NA İLERLEYİŞ
Tarih kaynaklarına göre Yozgat'ın da içinde bulunduğu geniş coğrafyanın fethi, 1071 sonrasında planlanan organize askeri harekatlarla gerçekleşti. Anadolu fatihi olarak bilinen ve aynı zamanda Anadolu'daki ilk Türk devletinin kurucusu olan Kutalmışoğlu Gazi Süleyman Şah başkumandanlığındaki Selçuklu orduları, bölgeye doğru hızlı bir taarruz başlattı.
Süleyman Şah komutasındaki Oğuz birlikleri, zayıflayan sınır hatlarını geçerek bütün İç Anadolu gibi Yozgat çevresini de kontrol altına aldı. Gerçekleşen bu harekatın ardından yöre, 1077 yılında resmen kurulan Anadolu Selçuklu Devleti'nin sınırlarına katılarak kalıcı bir Türk yurdu statüsüne kavuştu. Bölgenin demografik yapısı, bu fethin ardından hızlı bir değişim sürecine girdi.

DULKADİROĞULLARI'NDAN OSMANLI İMPARATORLUĞU'NA GEÇİŞ
Askeri zaferle sağlanan bu hakimiyet, asırlar içerisinde farklı Türk beyliklerinin idaresinde şekil değiştirdi. Yozgat bölgesi önce Danişmendliler'in, 1174'ten sonra ise tekrar Anadolu Selçukluları'nın eline geçti. Timur'un Anadolu'dan çekilmesinin ardından boşalan topraklara, XV. yüzyılın ortalarından itibaren Dulkadıroğulları Beyliği'ne bağlı Bozok Türkmenleri yerleşmeye başladı.
Günümüz Yozgat yöresinin Dulkadıroğulları kontrolünden çıkarak doğrudan Osmanlı İmparatorluğu'na bağlanması ise XVI. yüzyılın başlarına rastlıyor. Yavuz Sultan Selim'in 1515 yılındaki doğu harekatıyla fiilen Osmanlı idaresine alınan bu kadim topraklar, 1522 yılından itibaren imparatorluk kayıtlarına devasa bir Osmanlı sancağı olarak işlendi.




