Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan ve "Fetih Ruhu ve Vakıf Medeniyeti" başlığını taşıyan hutbede, İslam’ın adalet mesajı ile ecdadın insanlığa miras bıraktığı vakıf kültürünün önemi anlatılıyor.
"Fetih, Kuru Bir Cihangirlik Davası Değildir"
Cuma namazı için camileri dolduran Yozgatlı mülki erkân ve vatandaşlara hitap edecek din görevlileri, Türk milletinin İslam ile şereflendikten sonra her zaman hak ve hakikati yaymak için mücadele ettiğini hatırlatacak. İstanbul’un fethiyle Hz. Peygamber’in (s.a.s) müjdesine nail olunduğu belirtilen hutbede, fethin asıl gayesi şu cümlelerle özetleniyor:
"Dinimizin bizlere aşıladığı fetih ruhu, kuru bir cihangirlik davasından ibaret değildir. Bu ruh; Kur’an-ı Kerim’in rahmet ve esenlik mesajlarını, Peygamber Efendimiz’in güzel ahlakını tüm insanlığa ulaştırma çabasıdır. İlahi davete uyarak adaletin ve iyiliğin yeryüzündeki temsilcisi olma gayretidir."
İyiliğin Kurumsallaşmış Hali: Vakıf Medeniyeti
Hutbenin ikinci bölümünde, ecdadın fethettiği topraklarda kalıcı huzuru sağlamak adına kurduğu vakıf sistemine dikkat çekiliyor. Şanlı ecdadımızın, "İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır" hadis-i şerifini hayatın merkezine koyduğu vurgulanacak.
Hutbede tarih boyunca camilerden medreselere, aşevlerinden köprü ve çeşmelere kadar her alanda iyiliğin kurumsallaştığı ifade edilerek; din, dil ve ırk ayrımı gözetmeksizin kimsesizlerin, yetimlerin, yolda kalmışların ve ilim talebelerinin elinden tutulduğu aktarıldı.
Yozgat Halkına Çağrı: "Emanete Sahip Çıkalım"
Vakıfların, geçmişten bugüne bırakılan en kutsal emanetler olduğu hatırlatılan hutbede, Yozgatlı müminlere önemli bir sorumluluk çağrısı yapılacak. Günümüz Müslümanlarına düşen görevin, bu muhteşem vakıf eserlerini korumak ve gelecek nesillere yeni vakıf mirasları bırakarak bu medeniyeti ihya etmek olduğu ifade edilecek.
Hutbe, bu cennet vatanı emanet eden şehit ve gazilere rahmet dualarıyla ve şu anlamlı hadis-i şerifle son buluyor:
"Kim, güzel bir işe öncülük ederse hem kendi yaptığının sevabını hem de kendisinden sonra o işi yapanların sevaplarını alır. Üstelik onların sevaplarından da bir şey eksilmez..."




