Ekinci, eğitim kurumlarında çalışma barışı ve huzurun güçlendirilmesi, maaş ve ek ders ücretlerinin iyileştirilmesi ve okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini ifade etti.
"ÇALIŞMA BARIŞI EĞİTİMİN VERİMİNİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR”
Eğitim kurumlarında huzurlu bir çalışma ortamının hem eğitim çalışanları hem de öğrenciler açısından büyük önem taşıdığını belirten Ekinci, çalışma barışının eğitim sisteminin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Eğitim kurumlarında liyakat, adalet, karşılıklı saygı ve hakkanietin esas alınması gerektiğine dikkat çeken Ekinci, çalışanların kendilerini değerli ve güvende hissettiği bir kurum kültürünün oluşturulmasının önemine vurgu yaptı.
Ekinci, “Eğitim kurumlarımızda çalışanları ayrıştıran değil birleştiren, motivasyonu azaltan değil güçlendiren bir yönetim anlayışına ihtiyaç vardır. Öğretmenlerimizin ve diğer eğitim çalışanlarımızın huzurlu bir ortamda görev yapması, eğitim hizmetinin niteliğine doğrudan yansımaktadır. Öğretmenin huzuru öğrencinin başarısını da beraberinde getirir.” ifadelerini kullandı.
Kurumlarda görev dağılımı ve yönetim süreçlerinde adalet duygusunun korunmasının çalışma barışını güçlendireceğini belirten Ekinci, eğitim çalışanlarının mesleki motivasyonunu olumsuz etkileyebilecek uygulamalardan kaçınılması gerektiğini kaydetti.
"MAAŞLAR HAYAT PAHALILIĞI KARŞISINDA ERİMEMELİ”
Eğitim çalışanlarının ekonomik şartlarına da değinen Ekinci, artan yaşam maliyetleri karşısında çalışanların alım gücünün korunması gerektiğini söyledi.
Maaş artışlarının yalnızca belirli dönemlerde açıklanan oranlar üzerinden değil, çalışanların günlük hayatta karşılaştıkları gerçek ekonomik şartlar dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ekinci, eğitim çalışanlarının ekonomik kaygılarının azaltılmasının mesleki motivasyon açısından da önemli olduğunu ifade etti.
Ekinci, “Öğretmenlerimizin ve eğitim çalışanlarımızın aldığı ücret, insan onuruna yaraşır bir yaşam standardını sağlayabilmelidir. Çalışanlarımızın satın alma gücü korunmalı, maaşlar hayat pahalılığı karşısında erimemelidir. Eğitim çalışanının sürekli geçim kaygısı yaşadığı bir ortamın eğitim sistemine de olumsuz yansımaları olacaktır.” dedi.
"EK DERS ÜCRETLERİ EMEĞİN KARŞILIĞINI YANSITMALI”
Öğretmenlerin ekonomik talepleri arasında ek ders ücretlerinin de önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Ekinci, mevcut ek ders ücretlerinin günümüz ekonomik şartlarına göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Ek ders, öğretmenimizin ortaya koyduğu ilave emeğin karşılığıdır. Bu ücretlerin sembolik seviyelerde kalmaması, yapılan işin niteliği ve günümüz ekonomik koşulları göz önünde bulundurularak artırılması gerekmektedir. Öğretmenimizin emeğinin karşılığı hakkaniyetli bir şekilde verilmelidir.” diyen Ekinci, bu konuda kalıcı bir iyileştirmeye ihtiyaç olduğunu ifade etti.
“OKULLARDA GÜVENLİK TEDBİRLERİ GÜÇLENDİRİLMELİ”
Okullardaki güvenlik konusuna da dikkat çeken Ekinci, eğitim kurumlarının öğretmenlerin, öğrencilerin, yöneticilerin ve diğer çalışanların kendilerini güvende hissettikleri alanlar olması gerektiğini vurguladı.
Güvenlik konusunda olaylar yaşandıktan sonra tedbir almak yerine önleyici bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini belirten Ekinci, okul giriş ve çıkışlarının kontrol altında tutulması, ihtiyaç duyulan okullarda güvenlik personeli görevlendirilmesi ve okul çevrelerinde gerekli tedbirlerin artırılması gerektiğini söyledi.
Ekinci, “Öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin kendilerini güvende hissetmediği bir ortamda sağlıklı bir eğitim sürecinden söz etmek mümkün değildir. Güvenlik tedbirleri yalnızca bir sorun ortaya çıktığında gündeme gelmemeli, riskler oluşmadan önce gerekli önlemler alınmalıdır. Her eğitim kurumunun kendi şartları değerlendirilerek ihtiyaç duyulan güvenlik tedbirleri eksiksiz şekilde hayata geçirilmelidir.” ifadelerini kullandı.
Ekinci, eğitimde huzurlu çalışma ortamının oluşturulması, ekonomik şartların iyileştirilmesi ve güvenli okul ortamının sağlanmasının birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu belirtti.




