Açlık sınırının altında hayatta kalmaya çalışan milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendiren yeni bir yasal süreç başladı. Yeni Parti tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunulan kanun teklifi, yıllardır süregelen maaş uçurumunu ortadan kaldırmayı hedefliyor. Özellikle 2000 yılı ve sonrasında Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) üzerinden emeklilik hakkı kazananları kapsayan bu adım, yasalaşması halinde gelir dağılımındaki köklü adaletsizliğe neşter vuracak.
EMEKLİ MAAŞLARINA İNTİBAK DÜZENLEMESİ NASIL UYGULANACAK?
Parlamentoya sunulan tasarının gerekçe metninde, derinleşen ekonomik krizin yaşlı nüfus üzerindeki yıkıcı etkisine özel bir parantez açıldı. Artan enflasyon karşısında eriyen gelirlerin yarattığı tahribat şu doğrudan alıntıyla kayda geçirildi: "Emeklilerimiz çok zor ekonomik koşullar altında yaşama tutunmaya çalışıyor. Emeklilerimiz düşük maaşlar nedeniyle yaşamlarını sıkıntı içinde geçirirken, son dönemde yaşanan ekonomik kriz ve ağırlaşan koşullar durumu daha da kötüleştiriyor.'' Metnin devamında, aynı prim gün sayısına sahip olmalarına rağmen farklı yıllarda sistemden çıkanlar arasındaki farka dikkat çekilerek, ''Ülkemizde 2000 yılında ve sonrasında emekli olmuş yurttaşlarımızın emekli maaşlarındaki ücret adaletsizliği de bulunuyor. Tüm bu nedenlerle emekli aylıkları arasındaki eşitsizlik, dengesizlik, adaletsizlik giderilmek zorundadır" ifadelerine yer verildi.
YENİ HESAPLAMA SİSTEMİNİN TEKNİK DETAYLARI
Birgün gazetesinin kamuoyuna aktardığı yasa taslağına göre, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda yapısal değişiklikler öngörülüyor. Eğer teklif Meclis'ten geçerse, 506 sayılı Kanun çerçevesinde bağlanan yaşlılık, malullük ve ölüm aylıkları sil baştan oluşturulacak. Bu matematiksel işlem yapılırken sigortalının halihazırdaki gösterge rakamı ile o günkü yürürlükte olan memur aylık katsayısı çarpılacak. Vatandaşın cebine doğrudan yansıyacak en kritik yenilik ise taban aylık bağlama oranının garanti altına alınarak en az yüzde 60 seviyesinde tutulması olacak. Bireyin fazladan prim günü ve yaş faktörlerinin eklenmesiyle bu oran en fazla yüzde 85 sınırına kadar yükselebilecek.
GERİYE DÖNÜK ÖDEME YOK, KAZANILMIŞ HAKLAR KORUNACAK
Tasarının yasalaşma ihtimaline karşı vatandaşın mağdur olmasını engelleyecek bir koruma kalkanı da metne eklendi. Yeni formülle yapılan hesaplama sonucunda ortaya çıkacak rakam, emeklinin mevcut maaşından daha düşük kalırsa, devlet vatandaşa yüksek olan eski maaşını ödemeye devam edecek. Ancak bu intibak sadece ileriye dönük bir iyileştirme niteliği taşıyor; geçmiş yıllara ait herhangi bir maaş farkı ya da geriye dönük toplu ödeme kesinlikle yapılmayacak. Ayrıca, kanun yürürlüğe girdikten sonraki ay itibarıyla borçlanma yoluna giderek maaşını tam aylık statüsüne yükselten kişiler, bu özel düzenlemenin sağladığı avantajlardan yararlanamayacak.




