Türkiye'nin sanayi lokomotifi olan şehirlerimizde son dönemde rüzgar oldukça sert esiyor. Özellikle tekstil sektöründe yılların getirdiği tecrübe ve birikim, ne yazık ki değişen ekonomik şartlar karşısında her zaman ayakta kalmaya yetmiyor. Nesilden nesile aktarılan ustalık hikayeleri ve büyük emeklerle kurulan devasa tesisler, bazen hesapta olmayan mali krizlerin kurbanı olabiliyor. Piyasada tutunmaya çalışan pek çok işletme gibi, isimleri ülke sınırlarını çoktan aşmış markalar da bugünlerde amansız bir hayatta kalma mücadelesinin tam ortasında yer alıyor.

61 Yıllık Makine Sesleri Sustu

Tam 1965 yılında, Bursa'nın tekstil kokan sokaklarında atılmıştı ilk temelleri. BBX Baby Kids Tekstil, sadece bir ticarethane değil, binlerce ailenin yıllarca evine sıcak ekmek götürdüğü koca bir yuvaydı. Bebek ve çocuk giyimi denilince akla gelen ilk yerli üreticilerden biri olan marka, maalesef son dönemde içine düştüğü ekonomik kriz girdabından kurtulamadı. İki ayrı dev fabrikada vardiyalar halinde kesintisiz çalışan o emektar dikiş makineleri, artık derin bir sessizliğe büründü. Onca yıllık ustalık, göz nuru ve tecrübe, mahkemeden çıkan son kararla birlikte tarihin tozlu sayfalarına karıştı.

Kurtuluş Umudu Mahkemede Tükendi

Peki bu devasa yapı nasıl oldu da bu noktaya geldi? Aslında tehlike çanları bir süredir çalıyordu. Artan maliyetler ve ağır borç yükü altında ezilen firma yönetimi, rahat bir nefes alabilmek umuduyla geçtiğimiz mayıs ayında yargıya başvurdu. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 13 Mayıs'ta şirkete üç aylık geçici bir konkordato mühleti tanıdı. Hacizler durduruldu, çalışanlar ve tedarikçiler "Belki toparlarlar" diyerek umutla beklemeye koyuldu. İşlerin düzelmesi için temmuz ortasında bu süreye 34 gün daha eklendi. Ancak 19 Ağustos'taki kesin mühlet duruşmasında beklenen o mucize gerçekleşmedi. Şirketin mali tablosunun düzeltilemeyecek kadar ağır hasarlı olduğu belgelendi ve mahkeme heyeti iflası resmen ilan etti.

24 Ülkelik Başarı Hikayesine Hüzünlü Veda

Bu iflasın en can yakan tarafı, sadece bir şirketin kapanması değil; Türkiye'nin küresel çaptaki gurur tablolarından birinin daha yok olması. Düşünsenize; İtalya'dan İspanya'ya, Yunanistan'dan Rusya'ya kadar tam 24 farklı ülkeye Bursa'nın kalitesini taşıyorlardı. Yabancı mağazaların vitrinlerini süsleyen o çocuk kıyafetlerinin arkasında büyük bir yerel başarı ve alın teri yatıyordu. Ancak küresel pazardaki daralmalar ve yerel piyasadaki finansal fırtınalar birleşince, o dev ihracat kapısı da kapandı. Geriye sadece kilit vurulan fabrika kapıları ve 61 yıllık koskoca bir geçmişin hüznü kaldı.

Kaynak: Haber Merkezi