Şiddetli bel ağrısıyla kendini gösteren böbrek taşı, tedavi edilmediğinde yalnızca ağrıya değil, kalıcı böbrek hasarına da neden olabiliyor. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi'nde görev yapan Prof. Dr. Atış, taşın yerine ve büyüklüğüne göre tedavi planının değiştiğini belirterek düzenli takip ve yeterli sıvı tüketiminin taş oluşumunu önlemede kritik rol oynadığını ifade etti.

"Tedavi edilmeyen taş böbreğe kalıcı zarar verebilir"

Böbrek taşının toplumda oldukça yaygın görülen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Atış, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

Toplumumuzun yaklaşık yüzde 10-12'sinde böbrek taşı görülüyor. Taş hastalığı doğru zamanda ve uygun şekilde tedavi edilmezse böbreğin fonksiyonunu kaybetmesine kadar ilerleyebilen ciddi sorunlara neden olabilir. Tedavi planı; taşın büyüklüğüne, bulunduğu yere ve böbrekte oluşturduğu hasara göre belirlenmelidir.

Taşın idrar kanalını tıkamasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini aktaran Prof. Dr. Atış, kanala düşen taşın böbrekte tam tıkanıklığa yol açması halinde böbrek fonksiyonlarının bozulabileceğini ve hayatı tehdit eden enfeksiyonların gelişebileceğini kaydetti.

Ağrıya ateş eşlik ediyorsa acil müdahale şart

Özellikle şiddetli ağrıyla birlikte ateş görülen hastalarda zaman kaybetmeden hastaneye başvurulması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Atış, "Bu hastaların çoğunda hastaneye yatış, antibiyotik tedavisi ve böbreğin rahatlatılmasına yönelik girişimler gerekebilir" diye konuştu.

Taş hastalığının tekrar etmesini önlemede yaşam tarzı değişikliklerinin belirleyici olduğunu söyleyen Prof. Dr. Atış, günlük sıvı tüketiminin artırılması ve idrar miktarının yeterli seviyede tutulması gerektiğini vurguladı. Özellikle yaz aylarında terlemeyle birlikte sıvı kaybı arttığı için daha fazla su içilmesi gerektiğine işaret etti.

Bol su içmek taşın tekrarını önlüyor

Prof. Dr. Atış, böbrek taşı oluşumunu önlemeye yönelik önerilerini şöyle sıraladı:

Kırmızı et tüketimi dengelenmeli, yemeklere ilave tuz eklenmemeli, düzenli egzersiz yapılmalı ve gereksiz vitamin takviyelerinden kaçınılmalıdır. Özellikle yüksek doz C vitamini bazı kişilerde böbrek taşı oluşumunu artırabilir.

Böbrek taşı tedavisinde farklı yöntemlerin uygulandığını belirten Prof. Dr. Atış, iki santimetrenin altındaki taşlarda şok dalga tedavisi veya endoskopik lazer yöntemlerinin tercih edilebildiğini, daha büyük taşlarda ise böbreğe küçük bir kesiyle ulaşılarak taşların kırılıp çıkarılabildiğini anlattı. Gerekli durumlarda laparoskopik veya robotik cerrahi yöntemlerinden de yararlanıldığını sözlerine ekledi.

Prof. Dr. Atış, tedavi sürecinde en önemli noktanın hastaya en uygun yöntemin zamanında uygulanması olduğunu belirterek düzenli kontrollerin aksatılmaması gerektiğini ifade etti.

Kaynak: İHA