Milyonlarca ev sahibi ve kiracıyı yakından ilgilendiren yeni bir emsal karar, 19 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira bedelinin üzerinde ödeme yaptığını ileri süren bir kiracının açtığı davada yerel mahkemenin verdiği ret kararını kanun yararına bozdu.
Polatlı 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen dava dosyasındaki bilgilere göre, bir kiracı kira dönemi içinde mülk sahibinin farklı gerekçelerle artış istemesi üzerine sözleşmedeki tutardan fazla ödeme yaptı. 2024 yılının Kasım ayına kadar toplam 9 bin 822 lira fazladan para yatırdığını savunan davacı, bu bedelin 15 Ekim 2024'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle kendisine iadesi için yargıya başvurdu.
Yerel mahkeme süreci kiracının aleyhine sonuçlandı. Başvuruyu teknik bir çerçevede ele alan hakim, talebi "istirdat davası" (geri alma) olarak nitelendirdi. İlgili yasalara göre bu davanın açılabilmesi için ödemenin kesinleşmiş bir icra takibi baskısı altında yapılması şartı aranıyor. Davacının son ödemeyi yaptığı tarihte hakkında böyle bir icra takibi bulunmadığını saptayan mahkeme, talebi doğrudan reddetti.
YANLIŞ KAVRAM HAK KAYBINA YOL AÇMAYACAK
Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz başvurusuyla dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin bu yaklaşımını hukuka aykırı buldu. Yüksek mahkemenin değerlendirmesine göre, tarafların dilekçelerinde kullandıkları hukuki tanımlar davaya bakan hakimi bağlamıyor.
Bir kişinin hakkını ararken talebini "istirdat" olarak isimlendirmesi, mahkemenin uyuşmazlığı mutlak surette bu dava türünün katı kurallarına göre incelemesini gerektirmiyor.
Somut olayda kiracının zorla ödediği bir parayı değil, kira ilişkisi sürerken fazladan yatırdığı tutarı geri istediğini saptayan Yargıtay, uyuşmazlığın bir alacak talebi davası olarak ele alınmasını kararlaştırdı. Hakimlerin davanın isminden çok tarafların asıl talebine ve olayın gerçek niteliğine odaklanması gerektiği vurgulandı.
MAHKEME FAZLA ÖDEMEYİ ARAŞTIRACAK
Bozma kararının ardından ilk derece mahkemesinin izleyeceği yeni yol haritası da netleşti.
Hakim, kiracının gerçekten sözleşmede belirlenen veya kanunen ödemesi gereken tutardan daha fazla para yatırıp yatırmadığını esastan inceleyecek. Fazla ödeme tespit edilirse bunun tam miktarı hesaplanacak ve söz konusu paranın iade edilip edilmeyeceği hükme bağlanacak. Sadece yanlış hukuki isimlendirme yapıldığı için dosyanın kapatılması devri bu kararla birlikte sona erdi.
VEKALET ÜCRETİNDE SINIR AŞILAMAYACAK
Yargıtay incelemesinde yerel mahkemenin vekalet ücreti hesaplamasındaki hatası da düzeltildi.
Dosyada 9 bin 822 liralık talebin reddedilmesinin ardından davalı ev sahibi lehine 18 bin lira vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmişti. Daire, hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava değerini aşamayacağını hatırlatarak, talep edilen rakamdan daha yüksek bir avukatlık ücreti çıkarılmasını bozma nedenlerine ekledi.
Son yıllarda kira artışları ve tahliye krizleri nedeniyle mahkemelerin en yoğun gündemini oluşturan uyuşmazlıklarda, Yargıtay'ın 5 Mayıs 2026'da oy birliğiyle aldığı bu karar, usul hataları nedeniyle mağduriyet yaşayan kiracılar için yeni bir içtihat niteliği taşıyor.



