Barınma ihtiyacı her ailenin en temel kaygısı. Yıllarca çalışıp didinen, kenara üç beş kuruş atan milyonlarca insan, başını sokabileceği sıcak bir yuvanın hayalini kuruyor. Ne var ki ekonomik şartların geldiği nokta, ev almayı planlayanların karşısına yepyeni ve bir o kadar da zorlu duvarlar ördü. Gayrimenkul sektöründeki dalgalanmalar ve finansman kanallarındaki tıkanıklık, sıradan bir vatandaşın banka kapısından boynu bükük dönmesine neden oluyor.

Evin Fiyatı Değil, Asıl Dert Kredi Faizleri

Hepimiz "ev fiyatları uçtu, artık alınmaz" diye dert yanıyoruz. Evet, rakamlar 13 yıl öncesine göre dudak uçuklatacak şekilde katlandı. Peki işin aslı gerçekten öyle mi? Merkez Bankası'nın güncel verilerini önümüze koyduğumuzda aslında bambaşka bir tabloyla karşılaşıyoruz. 2013'te cebinizdeki parayla bir evi peşin almak için yaklaşık 57 aylık öğretmen maaşına ihtiyacınız vardı; bugün bu rakam 62 maaşa çıkmış. Tabii ki bir artış var ama o ulaşılamaz dedirten asıl kırılma tam olarak burada yaşanmıyor.

Yozgat'a Toki̇ Müjdesi! 216 Konut Satışa Çıkıyor

Maaşın Yarısından Tamamını Aşan Borç Yükü

Diyelim ki yılların birikimiyle peşinatı denkleştirdiniz ve tapuya gittiniz. Asıl kabus tam bu noktada, bankaya kredi başvurusu yaptığınızda başlıyor. 2013 yılını bir hatırlayın; o dönem çok daha düşük faizlerle kredi çeken bir öğretmen, maaşının sadece yarısını taksite bağlayarak ev sahibi olabiliyordu. Oysa bugün artan faiz oranları işin rengini tamamen değiştirdi. Şimdi aynı krediyi çekmeye kalktığınızda, aylık taksit tutarı en yüksek kademeli öğretmen maaşının yüzde 131'ine ulaşıyor. Kuruşu kuruşuna hesap yapsanız bile, maaşınızın tamamını bankaya yatırsanız dahi o taksiti kapatmaya gücünüz yetmiyor.

İstanbul'da Yaşayanlar İçin Tablo Çok Daha Karanlık

Türkiye genelinde durum böyleyken, taşı toprağı altın denen İstanbul'da hesaplar iyice şaşıyor. Büyükşehirde bir ömür çalışıp emeklilik hayali kuranlar için krediyle ev almak adeta mucizelere kaldı. 2013'te İstanbul'dan ev alan bir vatandaşın kredi taksiti maaşını az çok zorluyordu ama bugün o yük, maaşın tam iki buçuk katına ulaşmış durumda. Haliyle dar ve sabit gelirliler şehrin merkezinden hızla uzaklaşıyor.

Küçülen Evler, Biten Umutlar

Peki bu süreçte piyasada neler değişiyor? Kredi musluklarının tamamen kapanması, sadece cüzdanları değil hayallerdeki o ferah evleri de vurdu. Çift maaşla zar zor ayakta duran aileler, o eski geniş evlerden mecburen vazgeçtiği için İstanbul'daki konutların ortalama büyüklüğü 75 metrekareye kadar düştü.

Kaynak: Haber Merkezi