24 Ocak, Türkiye’nin hafızasında yalnızca bir takvim yaprağı değil; karanlıkla yüzleşmenin, hakikat ve adalet arayışının simgesi olarak yer alıyor. Araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu ile Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan’ın aynı tarihte, farklı yıllarda hedef alınarak yaşamlarını yitirmesi, bu ülkenin bitmeyen acılarından biri olarak hafızalarda duruyor.

Şehit Piyade Uzman Çavuş Ahmet Arslan, Şehadetinin 2. Yılında Anılıyor
Şehit Piyade Uzman Çavuş Ahmet Arslan, Şehadetinin 2. Yılında Anılıyor
İçeriği Görüntüle

Gelecek Partisi Yozgat İl Başkanı Ömer Aydoğmuş da 24 Ocak dolayısıyla yaptığı açıklamada, bu iki ismin ideolojik kalıplara sığdırılamayacağını vurguladı. Aydoğmuş’a göre Mumcu ve Okkan, susarak hayatta kalmayı değil, konuşarak ve doğru bildiğini yaparak bedel ödemeyi seçti. Bu nedenle de yalnızca birer isim değil, Türkiye’nin vicdanı olarak anılmayı hak ediyorlar.

Susmayanların Ortak Kaderi Uğur Mumcu Ve Gaffar Okkan (3)

“24 Ocak, Karanlıkla Mücadelenin Tarihidir”

Ömer Aydoğmuş, 24 Ocak’ın sıradan bir anma günü olmadığını, Türkiye’nin karanlık yapılarla mücadelesinin sembolü haline geldiğini söyledi. Takvim her 24 Ocak’ı gösterdiğinde toplumun yüreğinde iki büyük acının aynı anda canlandığını belirten Aydoğmuş, bunlardan birinin gerçeğin peşinden gittiği için susturulan Uğur Mumcu, diğerinin ise Diyarbakır’da halkla devlet arasında güven köprüleri kurduğu için hedef alınan Ali Gaffar Okkan olduğunu ifade etti.

Aydoğmuş’a göre bu iki suikast, yalnızca bireylere değil, toplumun adalet duygusuna ve ortak vicdanına yönelmiş saldırılar olarak görülmeli. Aradan geçen yıllara rağmen bu acıların tazeliğini koruması da, yaşananların hâlâ tam anlamıyla aydınlatılamamış olmasından kaynaklanıyor.

Susmayanların Ortak Kaderi Uğur Mumcu Ve Gaffar Okkan (4)

“Susup Teslim Olsalardı Belki Yaşıyor Olurlardı”

Açıklamasında dikkat çeken değerlendirmelere yer veren Aydoğmuş, Uğur Mumcu’nun duruşunu özellikle vurguladı. Mumcu’nun kalemini eğmesi, güç odaklarına boyun eğmesi halinde belki de bugün hayatta olabileceğini söyleyen Aydoğmuş, onun susarak gelen konforu değil, konuşarak gelen onurlu bedeli seçtiğini dile getirdi.

Aynı duruşun Ali Gaffar Okkan’da da görüldüğünü ifade eden Aydoğmuş, Okkan’ın makamı değil insanı merkeze alan bir yönetim anlayışı benimsediğini söyledi. Devleti korkulan değil, güvenilen bir yapı haline getirmeye çalıştığı için hedef haline geldiğini belirten Aydoğmuş’a göre, her iki isim de talimatla değil vicdanla hareket etmenin bedelini ödedi.

Susmayanların Ortak Kaderi Uğur Mumcu Ve Gaffar Okkan

“Ortak Paydaları Tam Bağımsız Türkiye’ydi”

Aydoğmuş, Uğur Mumcu ve Ali Gaffar Okkan’ın ideolojik etiketlerle daraltılmaması gerektiğinin altını çizdi. Her iki ismin de farklı alanlarda görev yapmasına rağmen ortak bir davada buluştuklarını belirten Aydoğmuş, bu davanın Tam Bağımsız Türkiye idealı olduğunu söyledi.

Mumcu’nun yıllar önce cemaat–ticaret–siyaset ilişkilerine dikkat çektiğini hatırlatan Aydoğmuş, o dönem eleştirilen bu uyarıların bugün ne kadar haklı olduğunun ortaya çıktığını ifade etti. Zamanın Mumcu’yu haklı çıkardığını söyleyen Aydoğmuş, bunun toplum için ağır bir bedelle gerçekleştiğini vurguladı. Okkan’ın da aynı şekilde, teröre ve karanlık yapılara karşı net bir duruş sergilediğini, halkın sevgisini kazanmasının da bu yüzden olduğunu dile getirdi.

“Cezasızlık Toplumun Vicdanını Yaralıyor”

Gaffar Okkan suikastına ilişkin hukuki süreçlere de değinen Aydoğmuş, cezasızlık algısının toplumda derin yaralar açtığını söyledi. Bir emniyet müdürü ve beş polisin şehit edilmesine rağmen faillerin çeşitli yasal düzenlemelerle serbest kalmasının adalet duygusunu sarstığını ifade etti.

Aydoğmuş’a göre katillerin toplum içinde serbestçe dolaşması, hukukun değil vicdansızlığın galip geldiği bir tabloyu ortaya koyuyor. Bu durumun yalnızca mağdur aileleri değil, adalete inanan tüm kesimleri yaraladığını belirten Aydoğmuş, gerçek bir yüzleşme olmadan toplumsal hafızanın rahatlamasının mümkün olmadığını dile getirdi.

Açıklamasının sonunda Uğur Mumcu ve Ali Gaffar Okkan’ı “bu ülkenin vicdanı” olarak nitelendiren Ömer Aydoğmuş, onları anmanın yalnızca isimlerini hatırlamakla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Temsil ettikleri cesaretin, dürüstlüğün ve adalet arayışının yaşatılmasının esas sorumluluk olduğunu vurgulayan Aydoğmuş, kalemini satmayanlara, korkuya teslim olmayanlara ve vatanı karşılıksız sevenlere selam gönderdi. Aydoğmuş, Uğur Mumcu’yu, Ali Gaffar Okkan’ı ve tüm şehitleri rahmet, saygı ve minnetle andı.

Kaynak: Gelecek Partisi Yozgat İl Başkanlığı