Yozgat'ın Sorgun ilçesine bağlı Bahadın kasabasında, Gazi Üniversitesi Güzel Grafik Tasarım Öğretmenliği Uygulamalı Sanatlar bölümü mezunu Gül Akyol, eşi Gökhan Akyol ile birlikte kurduğu sanat atölyesinde çocukları ücretsiz olarak sanatla buluşturuyor.

Ankara'daki yaşamını geride bırakarak 6 yıl önce Bahadın'a yerleşen Akyol çifti, evlerinin yanında oluşturdukları atölyede çocuklara resim, heykel, kil ve kolaj çalışmaları yaptırıyor.

"Toplumun Çocuğu Bizim Çocuğumuzdur Dedik"
Şehir hayatını bırakarak kasabaya yerleştiklerini belirten Gül Akyol, çocuklarla uzun yıllardır çeşitli etkinliklerde bir araya geldiğini ifade etti. Akyol, "6 yıldır Bahadın kasabasında yaşıyoruz. Şehirden göç ederek buraya geldik. Burada birçok işle uğraşıyoruz. Bu iş değil aslında, bizim hobimiz. Çocuk şenliklerinde özellikle çocuklara çeşitli çalışmalar yaptırıyordum. Sonrasında atölye açalım dedik ve çocuklarımız için bir sanat atölyesi kurduk" dedi.
Atölyede haftanın belirli günlerinde çocuklarla bir araya geldiklerini anlatan Akyol, haftada 4 saat süren etkinliklerde çocukların kendilerini gerçekleştirmeye çalıştığını söyledi. Akyol, "Bizim çocuğumuz yok ve eşimle hiç düşünmedik ama toplumun çocuklarına da duyarsız kalamadık. ‘Toplumun çocuğu bizim çocuğumuzdur' dedik. En azından onların özgüvenlerine küçük bir katkımız olursa mutlu oluruz" ifadelerini kullandı.

"Hiçbir Maddi Kaygı Olmadan Çocuklara Zaman Ayırıyoruz"
Çocukların atölyeye büyük ilgi gösterdiğini söyleyen Akyol, katılımın dönem dönem değiştiğini belirtti. Akyol, "Bazen 6 kişi geliyor, bazen 20 kişi geliyor. Hatta bazen oturacak yer bulamıyoruz. Burada herhangi bir zorlama yok. Ailelerle sürekli iletişim halindeyiz. Çocukların güvenliği her şeyden önce bizim için çok önemli. Yaz döneminde katılımın daha da artacağını düşünüyoruz. Şenliklerde 120 çocuğa ulaşıyoruz. Hiçbir maddi kaygı olmadan, ücret almadan çalışıyoruz. Sadece hayatımızdan 4 saati çocuklara veriyoruz" şeklinde konuştu.

"Çocuklarımızın Özgüvenleri Ciddi Boyutta Gelişti"
Ailelerden ve öğretmenlerden olumlu geri dönüşler aldıklarını vurgulayan Akyol, daha önce iki yıl boyunca tiyatro çalışmaları da yürüttüklerini anlattı. Akyol, "Aileler bizi yolda çevirip çok mutlu olduklarını ve çalışmaların devam etmesini istediklerini söylüyorlar. Çocuklarımızın özgüvenleri gelişiyor. Daha önce iki yıl boyunca tiyatro çalışmaları yaptık. Kendini ifade edemeyen, sesi çıkmayan çocukların zamanla kendilerini ifade etmeye başladıklarını gördük. Özgüvenleri ciddi boyutta gelişti. Hatta öğretmenlerden bile olumlu geri dönüşler almaya başladık. Çocuklar kendilerini ifade etmeyi öğrendi" diye konuştu.
Bahadın'da görev yapan bir Devlet Tiyatrosu sanatçısıyla ortak projeler yürüttüklerini de anlatan Akyol, iki yıl boyunca sahneledikleri oyunlarla çocukların gelişimine katkı sunduklarını belirtti.

"Bir Çocuğun Sözü Beni Çok Etkiledi"
Çocuklara dokunmanın geleceğe yapılan en önemli yatırımlardan biri olduğunu ifade eden Gül Akyol, kendisini en çok etkileyen olayın bir öğrencisinin sözleri olduğunu anlattı. Akyol, "Bu çocuklar geleceğin büyükleri. Onlara dokunmak önemli. Hayatta küçük bir şeyi değiştirdiğinizde onlar da birçok şeyi değiştirebiliyor. Asıl bunu yapmamdaki neden bir çocuğun söylediği söz oldu. Bir çocuk bana gelip, 'Gül abla, sen bizi görüyorsun. Büyüklerin çoğu bizi görmezden geliyor, yanımızdan geçip gidiyor. Keşke senin gibi herkes bizi görebilse' dedi. Bu söz beni çok etkiledi ve atölyeyi açmamda büyük rol oynadı. Hiçbir çocuğu görmezden gelmeyin. Çocuklar önemli" şeklinde konuştu.