Kızılırmak Nehri’nin en uzun kollarından biri olan Delice Irmağı üzerinde, kuzey-güney doğrultusunda konumlanan köprü, yaklaşık 60 metre uzunluğa sahip. Yapı, geçmişte Yozgat’ın Yerköy ilçesine bağlı köyler ile Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesine bağlı köyler arasında hayati bir ulaşım ve ticaret hattı oluşturuyordu. Köprünün, onlarca köy arasındaki sosyal ve ekonomik ilişkileri şekillendirdiği ifade ediliyor.

Mimari Detaylarda Selçuklu İzleri
Tamamı kesme taştan inşa edilen Tuzla Köprüsü, dört sivri kemerli açıklıktan oluşuyor. Ortadaki en büyük kemerin açıklığı 11,20 metre, yüksekliği ise 5,50 metre olarak ölçülüyor. Genişliği 4,20 ile 4,50 metre arasında değişen köprünün, "dik köprü" formunda olduğu ve kemer birleşim noktalarındaki mahmuzlarla desteklendiği belirtiliyor. Bu mimari özellikler, yapının Selçuklu taş işçiliğinin ve mühendisliğinin tipik bir örneği olduğunu gösteriyor.

Onlarca Köyü Birbirine Bağlıyordu
Yöre halkından Mustafa Mengüşoğlu, köprünün bölge için taşıdığı tarihsel önemi, “Anlatılanlara göre köprünün yaklaşık bin yıllık bir geçmişi var ve onlarca köyü birbirine bağlıyordu” ifadelerini kullanarak aktardı.
Köprünün kesin yapım tarihine dair yazılı bir kitabe bulunmamasına rağmen, yakın çevredeki Selçuklu dönemine ait Sekili (Delicesu) Hanı kalıntıları, yapının 13. yüzyıl ortalarına tarihlendirilmesine dayanak oluşturuyor. Bu durum, köprünün bir kervan yolu güzergahının parçası olma ihtimalini de güçlendiriyor.

2019'da Tadilat Edildi, Araç Trafiğine Kapatıldı
Tarihi köprü, 2019 yılında gerçekleştirilen restorasyon ve güçlendirme çalışmalarının ardından araç trafiğine kapatıldı. Günümüzde sadece yaya geçişine açık olan Tuzla Köprüsü, bu sayede koruma altına alınmış durumda. Sessizce Delice Irmağı’nın üzerinde yükselen yapı, gelecek nesillere aktarılması hedeflenen bir kültür varlığı olarak varlığını sürdürüyor.