Bir şehir düşünün… Takımına inanmış, tribünde soğuğa rağmen yerini almış, son düdüğe kadar susmamış. taraftar Ama sahada gördüğü manzara her hafta biraz daha umut kırıyor. İşte bugün Bozoksporun futbol gerçeği tam olarak bu.
Yozgat Belediyesi Bozokspor’da düşüş artık “geçici formsuzluk” olarak açıklanamayacak bir noktaya geldi. Özellikle kendi evinde kazanamayan bir takımın hedef büyütmesi mümkün mü? İç saha dediğiniz yer, rakibe baskı kurduğunuz, taraftarın itici güç olduğu yerdir. Ama son haftalarda sahada baskı kuran değil, baskı altında kalan bir Bozokspor izliyoruz.
Peki sorun ne?
Bu tabloyu sadece futbolcuların formsuzluğuna bağlamak kolaycılık olur. Sahada mücadele eksikliği varsa bunun sorumluluğu yalnızca oyuncuda değildir. Takımın bir oyun planı var mı? B planı var mı? Rakipler çözdüğünde yeni bir hamle üretebiliyor mu? Yoksa her hafta aynı senaryo mu sahneleniyor?
Daha önemlisi; hedef ne?
Sezon başında dillendirilen iddialı söylemler bugün hâlâ geçerli mi? Eğer hedef değiştiyse neden kamuoyuna açıkça söylenmiyor? Belirsizlik en büyük güvensizliktir. Taraftarın yönetimi istifaya davet etmesi bir sonuçtur; sebep değil. Sebep; şeffaflık eksikliği ve sahadaki karşılıksız görüntüdür.
Takımda özgüven kaybı olduğu açık. Ancak özgüven galibiyetle gelir, galibiyet ise kararlı bir duruşla. Kenar yönetimi kenarda sadece maçı izleyen değil, maça yön veren olmalı. Oyuncu değişiklikleri, taktik varyasyonlar, oyuna müdahale zamanlaması… Bunlar artık sorgulanıyor.
Bir başka mesele de ruh. Bu takım gerçekten inanıyor mu? Şehir inanmışken sahadaki 11’in aynı inancı yansıtmaması kabul edilebilir mi? Mücadele etmeyi bırakan bir görüntü varsa, sorun nedir.
Şimdi sorulması gereken net soru şu:
Bu gidişata kim “dur” diyecek?
Yönetim mi?
Teknik heyet mi?
Yoksa futbolcular mı?
Beklemek en tehlikeli tercih olur. Çünkü lig kimseyi beklemez. Kaybedilen her hafta sadece puan değil, umut da götürür. Ve futbolda kaybolan umut geri gelmesi en zor şeydir.
Bozokspor için hâlâ geç değil. Ama artık mazeret değil, çözüm zamanı. Açık bir açıklama, net bir yol haritası ve sahada kazanma arzusu… Şehir bunu bekliyor.
Aksi halde bugün tribünden yükselen istifa sesleri yarın çok daha sert bir sese dönüşebilir.