Temsilcimiz Bozokspor, kendi sahasında Tokatspor karşısında aldığı kritik galibiyetle sezonun en önemli eşiğini geçti. Bu sonuçla birlikte Play-Off potasına giren takımımız, son hafta oynanacak Sebatspor karşılaşmasıyla birlikte ya 3. ya da 4. sıradaki yerini netleştirecek.
Sahaya baktığımızda tablo net:
Bu takım mücadele etti.
Bu takım inandı.
Bu takım, tüm zorluklara rağmen “biz buradayız” dedi.
Ancak asıl soru şimdi başlıyor:
Sahada kazanılan bu başarı, saha dışında korunabilecek mi?
Tokatspor maçının ardından futbolcuların galibiyet sevinci yaşamaması tesadüf değil. Bu bir mesajdı. Sessiz ama çok net bir mesaj. Saha ortasında yaşanmayan sevinç, aslında yaşanan sorunların en açık göstergesiydi.
Peki şimdi ne olacak?
Play-Off gibi telafisi olmayan bir sürece girilirken takım nasıl hazırlanacak?
Antrenman düzeni sağlanabilecek mi?
Oyuncuların motivasyonu nasıl korunacak?
Ve en önemlisi: Yönetim bu sürecin neresinde duracak?
Bugün gelinen noktada artık kimsenin saklanacak bir bahanesi kalmamıştır. Çünkü bu takım, yıllar sonra ilk kez bu kadar ciddi şekilde 2. Lig kapısını aralamıştır. Böyle bir fırsat her sezon ele geçmez. Hatta çoğu zaman bir daha hiç gelmez.
Eğer hedef gerçekten üst lige çıkmaksa, bunun gereklilikleri de yerine getirilmelidir.
Eğer hedef yoksa, bunun da açıkça söylenmesi gerekir.
Belirsizlik, bir futbol takımının en büyük düşmanıdır.
Bu şehir yıllardır sabrediyor. Taraftar, yoklukta da varlıkta da takımının yanında durdu. Ancak bugün gelinen noktada beklenti artık sadece mücadele değil; kararlılık ve sahiplenmedir.
Yönetim sezon sonunda devam edecek mi?
Yoksa bu takım kaderine mi terk edilecek?
Bu soruların cevabı sadece bugünü değil, kulübün geleceğini de belirleyecek.
Unutulmamalıdır ki;
Sahada verilen emek, tribünde verilen destek yönetimsel olarak heba edilirse bunun telafisi olmaz.
Bugün Bozokspor bir yol ayrımında.
Ya bu hikâye 2. Lig ile taçlanacak…
Ya da “bir zamanlar çok yaklaşmıştık” diye hatırlanacak.
Karar artık sahada değil. Tribünde değil…
Karar, yönetimin vereceği kararda.
Ya devam… ya tamam.
Yol haritası çizilmeli. İş işten geçmeden karar verilmeli.
Söz artık yönetimde.
Kalın sağlıcakla.