1919 yılında başlayan ve 2013 yılında Hakk’a yürümesiyle nihayete eren 94 yıllık ömrü boyunca Nuri Baba, Anadolu tasavvufunun inceliklerini Sorgun coğrafyasında yaşattı. Rifailik geleneğinin edep ve erkanını merkeze alan bilge şahsiyet, irşat faaliyetlerinde şekilcilikten uzak durarak ihlası, samimiyeti ve ahlaki olgunluğu esas aldı.

Gönülleri Fetheden Bir İrşat Yolculuğu
Kılıç veya kalkanla değil nezaket, sabır ve tatlı dille yürüttüğü bu manevi mücadelede, cehalete karşı ilim ve irfanı savundu. Çevresindeki insanlara dürüstlüğü, kardeşliği ve paylaşmayı öğütleyen Nuri Baba, Sorgun’da yetiştirdiği dervişlerle toplumsal barışın sağlanmasında kilit rol oynadı.

Zorlu Dönemlerde Doğru Çizgide Bir Yaşam
Toplumsal değişimlerin ve sosyal dönüşümlerin yaşandığı zorlu bir asırda çizgisinden taviz vermeyen Nuri Baba, geleneksel tasavvuf anlayışının yozlaşmadan geleceğe aktarılması adına çetin bir duruş sergiledi. Maddi çıkarlara ve geçici heveslere itibar etmeyerek dervişane bir tevazu ile yaşadı. İman ve sabırla ördüğü hayatı boyunca Hak hakikatini halka yalın bir dille anlatmayı sürdürdü.

Sorgun’da Yaşatılan Asırlık Çınar
Bugün Sorgun’un manevi kimliğinin en önemli simgelerinden biri sayılan Nuri Baba’nın ismi, adına yürütülen dernek faaliyetleri ve türbesinde yaşatılmaya devam ediyor. İlçedeki türbesi, onun tasavvuf yolundaki dik duruşunu hatırlamak ve manevi iklimini solumak isteyen ziyaretçilerin uğrak noktası olmayı sürdürüyor. Nuri Baba’nın yaşamı, bir insanın samimiyetle bir şehre nasıl yön verebileceğinin en güzel örneğidir.





