Vatandaşın değişen tüketim alışkanlıkları ve ekonomik dengesizliklerin küçük esnafı köşeye sıkıştırdığını vurgulayan Demir, mevcut piyasa koşullarında mahalle ve çarşı esnafının ömrünün giderek kısaldığına dikkat çekti.
"Parası Olan AVM'ye, Olmayan Veresiyeye Geliyor"
Vatandaşın alım gücündeki farklılaşmanın yerel esnafa nasıl yansıdığını tüm çıplaklığıyla anlatan Ömer Doğan Demir, büyük sermaye ile küçük işletmeler arasındaki uçurumun esnafı zora soktuğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Büyük esnaflar ve büyük AVM'ler açıldıktan sonra bizim işlerimiz gözle görülür şekilde geriledi, hatta bayağı düştü. Durumu iyi olan, nakit parası olan vatandaşlar ya buradaki büyük AVM'lere gidiyor ya da şehir dışına çıkarak oralardan alışveriş yapıyor. Ancak cebinde parası olmayan, bütçesi yetmeyen ya da borca, veresiye yazdırmak isteyen kesim yine soluğu bizim kapımızda alıyor. Yozgat’ta ufak esnafta hâlâ veresiye kültürü zorunlu olarak devam ediyor; büyük mağazalarda ise kimsenin veresiye yazdırma şansı yok. Bütün yük yine yerel esnafın sırtında kalıyor."

"Küçük Esnafın Kalkınması Artık İmkânsız: 3-5 Yıllık Ömrümüz Kaldı"
Geleneksel ticaretin artık ayakta kalamayacak bir noktaya sürüklendiğini ve çözüm yollarının da tükendiğini savunan 35 yıllık çarşı esnafı Demir, sektörün geleceğine dair şu uyarıda bulundu:
"Küçük esnafın kalkınması veya eski günlerine dönmesi bu gidişatla çok zor, hatta bana göre imkânsız. Açık ve net söyleyeyim; 3-5 seneye kalmaz küçük esnaf diye bir şey kalmaz, bunlar da tamamen gider. Sermaye karşısında duramayan esnaf kepenk kapatmak zorunda kalacak. Şehirdeki yerel dokuyu koruyacak adımlar atılmadığı sürece bu tablonun tersine dönmesi mümkün görünmüyor.



