Genelgenin öğretmenler üzerindeki denetim baskısını artırdığını ve normlar hiyerarşisine aykırı olduğunu belirten Tuygun, sorunlu maddeleri yargıya taşıyacaklarını açıkladı.
"Üst Hukuk Normlarında Olmayan Yükümlülük Genelgeyle Getirilemez"
Milli Eğitim Bakanlığının yayımladığı genelgenin eğitimdeki kronikleşmiş sorunları çözmek yerine öğretmen ve öğrencileri belirli kalıplara sıkıştırdığını savunan Tuygun, hukuki sınırların aşıldığına dikkat çekti:
"Üst hukuk normlarında olmayan bir yükümlülük genelgeyle yaratılamaz; yönetmelikle tanınan hak ve güvenceler genelgeyle ortadan kaldırılamaz. Genelge, kanunun ve yönetmeliğin üzerinde değildir. Bakanlık, hukukun üzerinde değildir."
Genelgede yer alan "Türkiye Yüzyılı" ve "millî duruş" vurgularına da değinen Tuygun, eğitimin siyasi politikaların taşıyıcısı haline getirilmemesi gerektiğini; öğretmenin görevinin öğrenciye ne düşüneceğini değil, nasıl düşüneceğini öğretmek olduğunu vurguladı.
Önlük Dayatması Ve Norm Kadro Maddelerine Yargı Yolu
Tuygun, özellikle genelgenin iki kritik maddesini yargıya taşıyacaklarını belirterek tepkisini şu başlıklarla detaylandırdı:
-
Önlük Zorunluluğu (23. Madde): Öğretmenlere genel bir önlük zorunluluğu getiren hiçbir kanun veya yönetmelik bulunmadığını ifade eden Tuygun, "Öğretmenin itibarı önlükle değil; bilgisiyle, emeğiyle, ekonomik ve sosyal haklarıyla ve yetiştirdiği öğrencilerle ölçülür" dedi.
-
Norm Kadro Fazlası Atamalar (43. Madde): Norm kadro fazlası öğretmenlerin yıl içinde herhangi bir takvime bağlı olmaksızın atanmasının öğretmenlerde sürekli bir huzursuzluk ve yer değiştirme baskısı yaratacağını belirten Tuygun, norm fazlalığının öğretmenin kusuru olmadığını ve düzenlemenin belirsizlikler taşıdığını aktardı.
"Sorun Öğretmenin Ne Giydiği Değil, Geçinememesidir!"
Genelgeyle birlikte MEB-İMES kullanımı, e-Okul veri girişleri ve öğrencilerin fiziksel uygunluk ölçümleri gibi uygulamalarla öğretmenlerin bürokratik bir yük altına sokulduğunu belirten Tuygun, Bakanlığın asıl sorunlara odaklanması gerektiğini altını çizdi:
"Türkiye’de eğitimin sorunu öğretmenin ne giydiği değildir. Öğretmen ne giyeceğini bilir. Sorun, öğretmenin geçinememesidir. Sorun, öğretmen açığı devam ederken ücretli öğretmenliğin sürdürülmesidir. Sorun, kalabalık sınıflardır."
Eğitim-İş Yozgat Şubesi olarak öğretmenlerin mesleki özerkliklerini, kazanılmış haklarını ve çalışma güvencelerini korumak adına hukuki ve sendikal mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.



