Yüksek enflasyon ortamında emeklilerin bankalarla imzaladığı üç yıllık promosyon taahhütleri satın alma gücünü hızla yitiriyor. Milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiren bu ekonomik tablo, mevcut sistemin sürdürülebilirliğini ve adaletini tartışmaya açtı. SGK Uzmanı Mehmet Akif Cenkci, bugünkü yazısında emeklilerin yaşadığı promosyon çıkmazını ele alarak sözleşme sürelerinin ülkenin finansal gerçekleriyle örtüşmediğini savundu.

EMEKLİLER PROMOSYON ÇIKMAZINDA

Bankalar promosyon ödemelerini çoğu zaman bir sosyal yardım gibi sunuyor. Bu yaklaşıma karşı çıkan Cenkci, emeklilerin finans kurumları için yarattığı gerçek ekonomik büyüklüğe odaklanıyor. Düzenli yatırılan maaşların yanı sıra otomatik fatura talimatları ve kredi kartı harcamaları sayesinde emekliler son derece istikrarlı bir müşteri kitlesi oluşturuyor. Uzman isme göre, sağlanan bu devasa finansal katkıya kıyasla ödenen promosyon tutarları oldukça yetersiz kalıyor.

Üç yıl önce belirlenen rakamlar günümüz şartlarında değerini hızla kaybediyor. "Emekli aylıkları, ekonomik şartlar ve bankaların kampanyaları değişirken, 3 yıl önce belirlenen bir tutarın aynı ilişkiyi karşılamaya devam etmesi hakkaniyetli görünmüyor" diyen Cenkci, sistemin yarattığı haksızlığa parmak basıyor. Güncel mevzuatta daha avantajlı bir teklif bularak bankasını değiştirmek isteyen vatandaşlar, kalan sürenin parasını iade etmek zorunda bırakılıyor ve bu durum tüketici tercih hakkını ciddi biçimde daraltıyor.

YILLIK PROMOSYON SİSTEMİ NASIL İŞLEYECEK?

Tercih kısıtlamasını ortadan kaldırmak amacıyla "Yıllık Promosyon Sistemi" fikri masaya getirildi. Tasarlanan yeni modele göre emekliler kurumlarla otuz altı aylık uzun taahhütler yerine yalnızca on iki aylık anlaşmalar imzalayacak. Bir yıllık sürenin dolmasıyla beraber mevcut banka, müşterisine güncellenmiş yeni bir teklif sunacak. Emekli vatandaş bu aşamada isterse aynı kurumla devam edebilecek ya da daha yüksek ödeme vadeden başka bir bankaya geçiş yapabilecek.

Kısalan taahhüt sürelerinin finans kuruluşları arasındaki rekabeti sürekli canlı tutacağı ve ödenen meblağların enflasyona yenik düşmesini engelleyeceği öngörülüyor. Değişimin hayata geçmesi için piyasa yapıcı konumdaki kamu bankalarına büyük bir sorumluluk düştüğünü vurgulayan Cenkci, devlet bankalarının bir yıllık promosyon modeline öncülük ederek sektörde yeni bir standart belirleyebileceğini belirtiyor.

Muhabir: Haber Merkezi