Bizimkisi bir aşk hikayesi...
Film gibi biraz...
*
Yozgat'a dair sevda da böyle.
Memleketi sevmek.
Memleketi konuşmakla.
Yad etmekle olmuyor.
Şöyle bir şehri turlayıp.
Hem hal etmekle de hiç olmuyor.
*
Dağıtmadan mevzuya gelelim...
*
Sincan'da Yozgat Tanıtım Günleri düzenlenmiş...
Böyle bir organizasyonun olduğunu 'açılış' günü öğrendim...
Sosyal medya paylaşımlarıyla bilgilendik...
İyimser olalım...
Bu ayıp bize yeter...
*
Tanıtım günlerinin sönük geçtiği.
Yeterli katılım olmadığı.
Yozgatlıların ziyaret etmediği.
Hayal kırıklığı yaşandığı aktarıldı.
*
Valisinden vekillerine...
Belediye başkanlarından siyasetçilere kadar...
Herkes orada bulunmuş...
Buna rağmen...
İstenilen noktaya gelinmemiş...
'Tanıtım' adıyla bırakılmış...
*
Niye böyle oldu?
Neden bu hale gelindi?
Nasıl yalnız kalındı?
Elbette altında yatan sebepler...
Eksiklikler.
Hatalar/yanlışlar vardır...
Üzerinde de durulacaktır.
*
Mevzuya biraz daha geniş bakmak lazım...
Özellikle son dönemdeki 'tanıtım' çalışmalarına...
*
Yozgat adına bir çok yerde, bir çok kez tanıtım etkinlikleri düzenlendi/düzenleniyor...
Gariptir...
Birbirinin kopyası gibi...
Yer işgal etmekten.
Zaman kaybetmekten.
Emek harcamaktan.
Öteye gitmiyor...
Yani...
Hayal kırıklıkları ile sonuçlanıyor.
Katılın mutsuz.
Giden mutsuz.
*
Kuru kuruya gada alayım...
İyi mi?
*
Hayırlı işler...
*
'Ağırlama' anlayışıyla...
Bir yere varılamayacağı ortadadır.
Yani...
Yozgat adıyla onlarca dernek var...
'Başkan' sıfatıyla yönetici...
Böyle bir anlayış içerisinde.
'Ağırlamaktan' öteye gitmeyen etkinlikler sonuçsuz kalıyor...
*
Tanıtıma...
Etkinliğe...
Programa...
Bir 'sıfat' ile yola vermek...
Belli bir kesim üzerinden yürütmek.
Ayrışmayı getirmek.
Kutuplaşmayı öne çıkarmak.
Siyasal bakmak.
Yozgat için zarardan başka bir şey değil...
*
Yiyelim, içelim, birbirimizi övelim...
Anlatabildim mi?