Futbolun Anadolu topraklarındaki ilk kıvılcımı, bundan tam 116 yıl önce Yozgat'ta ateşlendi. 1910 yılında Yozgat Lisesi öğrencileri tarafından kurulan takım, sadece bir spor hikâyesi değil; aynı zamanda Çanakkale Destanı'na uzanan hüzünlü bir kahramanlık öyküsü olarak hafızalara kazındı.
Taş Mektep'te başlayan futbol aşkı
O dönem "Taş Mektep" olarak bilinen Yozgat Lisesi'nin avlusunda top koşturmaya başlayan gençler, kısa sürede bölgenin en iddialı takımını oluşturdu. Okulun beden eğitimi öğretmenlerinin desteğiyle kurulan takım, Anadolu'nun bilinen ilk organize futbol takımı olma özelliğini taşıyor.
Takımın kurucuları arasında dönemin Yozgat eşrafının çocukları ve lisenin başarılı öğrencileri yer alıyordu. Maçlarını Taş Mektep'in mütevazı bahçesinde yapan ekip, çevre il ve ilçelerden gelen rakipleriyle kıyasıya mücadele ediyordu.
Çanakkale'ye uğurlanan takım
1914 yılında I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesi ve ardından Çanakkale Cephesi'nin açılmasıyla birlikte, Yozgat Lisesi öğrencilerinin neredeyse tamamı vatan savunması için silah altına alındı. Futbol takımının oyuncuları da formalarını çıkarıp asker üniforması giydi.
Tarihi kayıtlara göre, takımın tamamına yakını Çanakkale Savaşı'nda şehit düştü. Genç yaşta cepheye koşan bu kahramanlar, Anadolu'nun ilk futbol takımı olmanın yanı sıra, vatan uğruna topluca can veren ender spor topluluklarından biri olarak da tarihe geçti.
Yarım kalan maçın hüznü
Savaş öncesinde planlanan ancak oynanamayan bir maç, Yozgat futbol tarihinin en dramatik anısı olarak nesilden nesile aktarılıyor. Çanakkale'ye gitmeden önce bir veda maçı yapmayı planlayan takım, bu karşılaşmayı hiçbir zaman gerçekleştiremedi.
Yozgatlılar arasında anlatılan rivayete göre, takım kaptanının "Döndüğümüzde bu maçı oynarız" sözü, Çanakkale'de yarım kalan bir hayal olarak kaldı. Bu hikâye, spor tarihçileri tarafından Anadolu futbol kültürünün en dokunaklı sayfalarından biri olarak değerlendiriliyor.
Unutulmayan miras
Bugün Yozgat'ta bu tarihi mirası yaşatmak için çeşitli anma etkinlikleri düzenleniyor. Taş Mektep'in bulunduğu alan ve Yozgat Lisesi, bu hikâyenin sessiz tanıkları olarak ayakta durmaya devam ediyor. Kentin spor geçmişine ışık tutan bu olay, Yozgat'ın sadece tarım ve hayvancılıkla değil, aynı zamanda spor tarihiyle de anılmasını sağlıyor.
Tarihçiler, 1910'da kurulan Yozgat takımının Anadolu'da futbolun öncüsü olduğu konusunda hemfikir. Taş Mektep'ten Çanakkale'ye uzanan bu yolculuk, sporun birleştirici gücünü ve vatan sevgisini aynı potada eriten eşsiz bir örnek olarak günümüze ulaşıyor.




