Dünya da gün geçmiyor ki bir savaş haberi gelmesin.
İsrail bildiğiniz gibi…
Vekalet savaşları ayrı bir konu.
Ukrayna- Rusya…
Çin…
Afrika ülkeleri…
Şimdi ayrıntı verip canınızı sıkmayalım.
Sıra geldi Hindistan- Pakistan.
Zaten yıllardır gerilip durdular.
Çok sebepler buldular.
Sıradaki Su’dan sebepler…
Yok bu gerçek su.
Birisi suyumu kesme dedi.
Diğeri su benim dedi.
Mahallede olsa birisi çıkıp “ayıp oluyor” diyecek.
Lakin bu mahallede kim varsa savaş çıksın diye uğraşıyor.
Savaşın, savaşan taraflara bir faydası olmadığını gördük.
Kan, ter ve gözyaşı…
Peki bu iki ülke arasında kim savaş istiyor.
Kim hangi tarafı destekliyor.
Bildiğiniz üzere Çin bir tarafta.
Bir taraf Amerika…
Birisi kendi ticaret ve işgücü piyasası artırmanın peşinde.
Diğeri depoda çürümek üzere olan askeri mühimmatlarını satmanın peşinde.
Bizim ülke içinde çok hayal kurdular.
Israrla bir takım savaşların içinde çekmeye çalıştılar.
2. dünya savaşıyla birlikte biz de o defter kapandı.
Yunanistan dediler…
Suriye dediler.
Ermenistan dediler.
İran dediler…
Hatta İsrail bile dediler.
Girmedik biz savaşa…
Ama Hindistan- Pakistan savaşı şayet olursa dünya tekrar bir krizin içine girecek.
Kimse dünya da yaşanacak yeni bir krize hazırlıklı değil.
Hazır olsa ne yazar.
İstemez kimse.
Buna rağmen seyredecekler.
Oysa şimdi araya girilse.
Taraflar barıştırılsa.
Olmaz mı?
Yok olmaz tabi…
Kriz çıksın diye bekleyenler daha güçlü…
Diğerleri sessiz.
Şu dedikleri bana dokunmayan yılan misali…
Allah korusun bir savaş çıkarsa yine Türkiye orada arabulucu olarak yer alacaktır.
Bu işte bizim üstümüze yok.
Çünkü adil bir ülkeyiz.
Her ne kadar kendi ülkemizde birtakım adaletsizlikler olsa da bu konu da dünyanın lider ülkesiyiz.
Buna en temel şey girdiğimiz yerden çıkmasını biliyoruz.
Hiçbir ülkenin toprak bütünlüğüne zarar gelsin istemiyoruz.
Aradan sıyrılıp kendi menfaatlerimizi ön planda tutmuyoruz.