2026 yılına gireli iki haftayı geçti. Zaman ne de çabuk akıp gidiyor zamanı tutmak mümkün değil. Hepimiz bu yıla yeni planlar, yeni kararlar alarak girdik. Tabi benimde kendime has planlarım oldu 2026 yılı için.
Kendim için aldığım karar ise bu yıl daha çok kitap okumak, kitaplarla daha bir haşır neşir olmak oldu. Daha çok kitap okumak istiyordum ama bir de bu okumaların neyin üzerine olduğu da kitap okumak kadar önemliydi tabi. Okumalarımı hangi konular üzerine yapmalıyım diye düşünürken, aklıma epey zamandır da ihmal ettiğim bir konu geldi. Ve okumalarımı medeniyet okumaları üzerine yapmaya karar verdim.
Neden bu kararı aldığıma gelirsek, öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki bu topraklar nice uygarlıklara ev sahipliği yapmış, binlerce yıldır birçok medeniyeti bağrında barındırmış o medeniyetlere yurt olmuş konumda. Medeniyet beşiği bir coğrafyada yaşıyoruz, adım attığımız her tarihi mekanda, orada yaşamış insanların nefeslerini hala hissetmemek elde değil.
Her yöremizin kendine has birçok adetleri, ananeleri var. Hangi yöremize gitsek farklı bir güzellikle karşılaşıyoruz. Sanki ilmek ilmek nakşedilmiş bu topraklara geride kalanların bıraktığı kadim kültür.
Doğusunda ayrı batısında ayrı ama insanca düşünen, bizlere diğerkamlığı öğreten. Düğününde ayrı ölümünde ayrı, karşılamasını da uğurlamasını da iyi bilen. Her konuda her alanda düşünmeyi, neyi neden yaptığı ahlaki normlara dayanan, kadim bir kültür bir medeniyet yuvası Anadolu. Ve bizler bu coğrafyanın mirasçıları olarak bu topraklarda hayatımızı devam ettiriyoruz.
İşin acı tarafı ise gün geçtikçe bu adetleri, örfleri, gelenekleri kaybediyor olmamız. Unutulmaya yüz tutmuş nice yazılı olamayan kurallar bunlar. Oturmasını, kalkmasını, düşünmesini öğreten, yani bizi biz yapan kurallar.
Geçmişin getirdiği bu kadim gelenekler, bize kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi ve hangi yöne gitmemiz gerektiğini öğreten ve fikri anlayışımızı genişleten kültür genlerimiz
Bu yüzden medeniyet okumaları yaparak kendimi hatırlamaya, unutulan, kitapların tozlu sayfaları arasında kalmış bu kadim bilgileri yeniden fikir dimağıma nakşetmek istiyorum. Bunun içinde öncelikle kaynaklar araştırmam gerekiyordu. İlk kullanacağım kaynağın aynı zamanda yol gösterici özelliğinin olması ve daha sonraki okumalarımı da bu kaynak temelinde yapmam önemliydi. Bende araştırmaların sonunda Dr. Savaş Şafak Barkçin’in Medeniyet Aklı eserine denk geldim.
Bu eser beni farklı bir bakış açısıyla düşünmeye, tarihe ve bu kadim kültürün insanlarına daha farklı bakmama sebep oldu. Bu kitapla birlikte bu coğrafyanın getirdiği sorumluluğu, bu topraklarda yaşayan insanların taşıdığı derin ve anlamlı izleri görmemi sağladı.
Dr. Savaş Şafak Barkçin’in bu eseriyle ve medeniyet okumaları ile ilgili yaptığım diğer eserlerle ilgili düşüncelerimi ilerleyen günlerde ki yazılarımda paylaşacağım. Selametle…