Yozgat Müzesi’nin ikinci katındaki Mutfak bölümünde sergilenen Selçuklu dönemine ait seramik kaseler, yaklaşık 46 yıl önce Osmanpaşa’da yapılan bir temel kazısı sırasında ortaya çıkarıldı. Prof. Hakkı Acun’un aktardığı bilgilere göre eserler, 1980 yılı mayıs ayının başlarında “harman yeri” olarak bilinen mevkide, ev yapmak amacıyla kazılan temel sırasında köylüler tarafından bulundu. Jandarmaya teslim edilen tarihi parçalar, 18 Mayıs 1980’de Yozgat Müzesi’ne ulaştırıldı. Aradan geçen yıllara rağmen Osmanpaşa’da benzer seramik parçalarının bulunmaya devam etmesi, bölgenin geçmişte bir üretim merkezine ev sahipliği yapmış olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

Osmanpaşa’nın 700 Yıllık Selçuklu Mirası Yozgat Müzesi’nde Sergileniyor (2)

Selçuklu Kaseleri 1980’de Toprak Altından Çıktı

Osmanpaşa’da tarihi eserlerin ortaya çıkışı, sıradan bir ev temelinin kazılması sırasında gerçekleşti. Prof. Hakkı Acun’un anlatımına göre köylüler, “harman yeri” olarak adlandırılan bölgede ev yapmak için temel kazarken, tandır olarak tanımladıkları bir çukurun içerisinde seramik kaplara rastladı.

Buluntuların köylüler tarafından jandarmaya bildirilmesinin ardından eserler Yozgat Müzesi’ne teslim edildi. Müze kayıtlarına göre intikal tarihi 18 Mayıs 1980 oldu. Acun ise eserleri yaklaşık 10-15 gün sonra inceleme fırsatı bulduğunu belirtiyor.

Buluntuların düzeni de dikkat çekiciydi. İki kulplu bir kazan içerisinde bir süzgeç ve bunun üzerinde altı kase bulunurken, kazanın üzerinin bir lengerle kapatıldığı ifade ediliyor. Çevrede ise çok sayıda küçük seramik parçasına rastlandı.

Bu parçalar, buluntunun yalnızca birkaç kapla sınırlı olmadığını gösteriyordu. Aynı zamanda alanın geçmişte hangi amaçla kullanıldığı sorusunu da beraberinde getirdi.

Osmanpaşa’nın 700 Yıllık Selçuklu Mirası Yozgat Müzesi’nde Sergileniyor (1)

Osmanpaşa’daki Çukur Tandır mıydı, Fırın mıydı

Buluntuların ortaya çıkarıldığı çukurun niteliği bugün dahi kesin olarak açıklanmış değil. Köylüler tarafından tandır olarak tanımlanan alanın gerçekten bir ev tandırı olup olmadığı konusunda soru işaretleri bulunuyor.

Prof. Hakkı Acun, özellikle küçük seramik parçalarının da temel kazısından çıkmış olmasının dikkat çekici olduğunu belirtiyor. Bu durum, alanın basit bir tandırdan ziyade seramik veya çini üretimiyle bağlantılı bir fırın olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.

Acun’un değerlendirmesine göre bölgede yapılacak küçük çaplı bir arkeolojik kazı, alanın işlevi konusunda daha net bilgiler sağlayabilir. Çünkü seramik parçalarının yoğunluğu, burada geçmişte üretim faaliyeti gerçekleştirilmiş olabileceğine işaret ediyor.

Bugüne kadar Osmanpaşa’da benzer seramik parçalarının bulunmaya devam etmesi de bu ihtimali daha ilginç hale getiriyor. Her yeni parça, bölgenin Selçuklu dönemindeki rolüne ilişkin yeni bir soru ortaya çıkarıyor.

Osmanpaşa’nın 700 Yıllık Selçuklu Mirası Yozgat Müzesi’nde Sergileniyor (3)

Yozgat Müzesindeki Eserler 13 ve 14. Yüzyıla Tarihleniyor

Yozgat Müzesi’nde yer alan seramiklerin tarihlendirilmesi konusunda da önemli bilgiler bulunuyor. Prof. Hakkı Acun’un yaptığı karşılaştırma ve değerlendirmelere göre eserler, buluntu yeri, teknik özellikleri, biçimleri ve üzerlerinde kullanılan renkler dikkate alınarak 13. yüzyılın ortaları ile 14. yüzyılın başları arasına tarihlendiriliyor.

Eserler boyutları açısından üç büyük, bir orta ve iki küçük parça olmak üzere altı seramik kaptan oluşuyor. Bazı parçaların başka müzelerde bulunan Selçuklu dönemi seramikleriyle benzerlik göstermesi ise buluntuların sanatsal ve teknik açıdan önemini artırıyor.

Acun, Yozgat’taki eserlerden birinin İstanbul’daki Çinili Köşk, Ereğli ve Amasya Müzesi’nde bulunan kırık kaplarla benzer özellikler taşıdığını belirtiyor. Bu benzerliğin aynı atölyeye veya aynı üsluba işaret edebileceği değerlendiriliyor.

Bu bağlantılar, Osmanpaşa’daki buluntuların yalnızca yerel bir arkeolojik keşif olmadığını, Anadolu’daki Selçuklu seramik üretimi açısından daha geniş bir kültürel çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Osmanpaşa Bir Seramik Üretim Merkezi Olabilir mi

Buluntuların ortaya çıktığı alanla ilgili en dikkat çekici ihtimallerden biri, Osmanpaşa’nın geçmişte seramik veya çini üretiminin yapıldığı bir merkez olması. Acun’un değerlendirmesinde, çevrede bulunan seramik parçalarının bu ihtimali kuvvetlendirdiği ifade ediliyor.

Eğer bölgede gerçekten bir çini ya da seramik fırını bulunuyorsa, Yozgat ve çevresinin Selçuklu dönemindeki ekonomik ve kültürel hayatına ilişkin yeni bilgiler elde edilebilir. Üstelik eserlerin teknik ve biçimsel özelliklerinin farklı bölgelerde bulunan örneklerle benzerlik göstermesi, üretim ve dağıtım ağlarının araştırılması açısından da önemli bir ipucu oluşturuyor.

Osmanpaşa’da seramik parçalarının günümüzde de bulunmaya devam etmesi ise bölgenin arkeolojik potansiyelini koruduğunu gösteriyor. Ancak alanın kesin olarak tanımlanabilmesi için bilimsel bir arkeolojik çalışma gerekiyor.

Kaynak: Haber Merkezi