Siyaset 'fon' endeksli yürüyor.
İktidarı.
Muhalefeti epey yoruyor.
Bir taraf hücumda.
Bir taraf savunmada.
Belli bir kesim 'denge'de...
İşgüdüsel olarak içerisinde.
İyi mi?
*
'Fon' işi bizi aşar.
Biz kendi işimize bakalım.
Haddimizle yolumuzda ilerleyelim.
Haydi bakalım.
*
Malumunuz.
Siyasetin farklı evresindeyiz.
Dönemsel olarak 'sert' siyasetin işlenmesi gerekiyor.
Ama.
Sakin, sükunetle yürüyor.
Yerel siyaset bu denli içine kapanık olmadı...
*
Gemisini kurtaran kaptan misali...
Sahalar...
Kendilerini anlatmanın gayretindeler.
Sosyal medya üzerinden 'meydan'da var olduklarını hissettirme çabasındalar...
Ankara'ya mesaj göndermenin hevesindeler...
*
İşin aslı.
Tepkilerin.
Eleştirilerin.
Toplumdan uzaklaşmanın önüne geçmek...
Niyet göstermek.
Samimiyeti yansıtmak.
Tutup, tutmadığını...
Olup, olmadığını...
Dikkat buyurun.
Yüzlere bakarsanız, anlarsınız.
*
Farkında mısınız?
Seçim süreçleri yaklaştığında.
İktidar/muhalefet...
Yola çıkıp.
Vatandaşa 'erken' ulaşmanın hedefini ortaya koyar.
Ki, öyle de oluyor.
Gündeme dair.
Fikirlerle.
Paylaşımlarla.
Yaklaşımlarla.
Anlayışlarla.
Karşılık bulmak isteniyor.
*
Siyasilerin bakışıyla.
Vatandaşların anlayışıyla farklı.
*
Kimi yaptıklarıyla.
Kimi yapacaklarıyla.
Karşılık bulmanın.
Taraf kurmanın.
Potansiyel oluşmanın önceliğini planlar.
Ama.
Talepler.
Beklentiler.
Umutlar bitmez.
Lakin.
Yozgat’ın geldiği durum.
Bunların bitme noktasına geldiğidir.
Tepkisiz.
Kabullenmiş.
Oluruna bırakmış.
Seçtiğiyle yetinen.
Yozgat’ın yarını elbette vahimdir.
Yapılanda budur bence.
Siz yüreğe dokunmadığınız.
Halkı mutlu etmediğiniz sürece.
Yapılanların ‘anlamı’ olmayacaktır.
*
Siyaseten çağrışım yapılıyor.
*
Ama, gerçeklerle kimse yüzleşmiyor.
Anlatabildim mi