Takıntı yaptı.
Bilgisayardan yükselen müzik sesi.
Mırıldanmayı getiriyor.
Klavyenin tuşlarına düşüyor.
Oluruna bırak!
*
Söz bitsin, biz devam edelim
Sessiz kalalım yine, uzlaşalım
Güz bitsin, biz bayram edelim
Susuz kalalım yine, aç kalalım
Oluruna bırak
Her neyse geçer
Hayata zulmedip
Üzülmeye mi değer?
*
Bürokratik.
Siyasal.
Ticari.
Ekonomik.
Her alanda...
Ankara ziyaretleri dikkat çeker.
Heybelerin dolu olması beklenir.
Bir şeylerin koparılması umut edilir.
Dağ-fare mevzusu gibi...
Hayal kırıklığının ötesine gidilmez.
Bir fotoğraf karesi...
Sosyal medya paylaşımı...
Hepsi o kadar.
Hayırlı işler.
*
Nereye gittiniz?
Niye gittiniz?
Ne yaptınız?
*
Oluruna bırak...
*
Kanun...
Yasa...
Genelge...
Yönetmelik...
Tebliğ...
Mevzuat...
'Yozgat dahil denmediği' takdirde...
Yozgat'ta bir adım atılmaz.
Harekete geçilmez.
*
Bu yüzdendir de...
Liyakat.
Ehliyet.
Hak getire...
*
Yozgat elindeki fırsatları değerlendirip.
Şanslarını iyi kullansaydı.
Farklı bir noktaya gelmiş olacaktı.
Ama.
‘Ben bilirim.’
‘Ben yaparım.’
‘Yaptım oldu’
Mantığıyla.
Anlayışıyla.
Hareket edildiğinden.
Çizgileri aşamıyoruz.
Yerimizde saymaya devam ediyoruz.
*
'Oluruna bırak...' Dedik ya.
Yozgat yakaladığı fırsatları kullansa.
Kullanamıyor.
Elindekinin kıymetini bilmiyor.
Ancak, kaybettiğinde anlıyor.
*
Bizimkisi memlekek meselesi...
Bir şey beklediğimden.
Talepkar olduğum değil ha...
Gelecek kaygısı yaşadığımızdan.
Birer birer kaçtığımızdan.
Memleketten koptuğumuzdan...
Yükümüzü alıp, gittiğimizden.
Kalanlar için sorun devam ediyor.
*
'Oluruna bırak' yürek burkan bir cümle...
*
Fazla söze gerek yok.
Anlayan anladı.
Anlamak istemeyende kendi bilir.
*
Anlatabildim mi?