Yanılmıyorsam 'Sıla' seslendiriyordu.
Kafa nereye biz oraya...
'Cuk' diye oturan bir parça...
Bugünün Yozgat'ı...
Çok şey konuşursunuz...
Saatlerce anlatırsınız...
Olmaz...
Bir parça...
Bir fotoğraf...
Bir an...
Her şeyi özetler...
Kafa nereye biz oraya...
*
Birliktelikten dem vurup.
Bütünlüğe sarılıp.
Ayrışmanın.
Ayrıştılmasının görüntüsüne değinecektim.
Bıraktım.
Böyle gelmiş.
Böyle gider.
*
Yozgat'a dair yaklaşımların.
'Güç' odaklı açılımları...
Toplumsal dağılmaları getiriyor.
Hrekes bir olup.
Ayrı takıldığı süreci yaşıyoruz.
İyi mi?
*
Farkında mısınız?
2026 yılında.
Yozgat'ın gelişimine.
Yozgat'ın kalkınmasına.
Yozgat'ın açılımlarına.
Yozgat'ın yarınlarına bakıyoruz.
Bir arpa boyu yol alamamışız...
Hayırlı işler...
*
Siyasal bakışların.
İşgüzarlıkla yürütüldüğü.
Menfaat odaklı işlendiği.
Çıkar sonuçlu planlandığı.
Kibir. Ego. Enaniyet üzerine kurulduğu.
Liyakattan yoksun hakim kılındığı.
Sistemsel sürecin içerisindeyiz...
*
Neden?
Niye?
*
Herkesin kendine sorduğu.
Ama cevaplamaktan çekindiği gerçek...
Yani...
Kişisel bakıp.
İhtirasla...
Yalanla...
İftirayla...
Yandaş...
Taraf...
Oluşturma çabasıyla...
Hatta kadrolaşmayla...
Yozgat'ı dar çerçeve içerisine alıp...
Kısır döngüyle yönetme gayretiyle...
Kadim şehir.
Yiğitler şehri.
Şirin şehir.
Huzurlu şehir.
Kılıfıyla kapatıp..
Kent modeline sokarak...
Yozgat'ın geriye götürüldüğünü kimse anlamak istemiyor.
El birliğiyle çizilen rota...
İki adım ileri...
Beş adım geri...
*
Kafa nereye biz oraya...
Toplumun genelinin yansıması da budur...
Psikilojik yaklaşımların.
Sosyolojik gerçeği...
Belli bir kesil yapıyorsa...
Herkesin yapması da normaldir.
İş kafada bitiyor.
Kafa nereye toplum oraya...
Anlatabildim mi?