Borsada bir dalgalanma olunca endişeye kapılırım.

Yatırımcı falan değilim.

Bir dirhem merakım ve yatırımım yok.

Borsa İstanbul dün sert bir düşüş yaşamış.

Bu düşüşün özellikle yabancı yatırımcıların satışlarından kaynaklandığı ifade ediliyor.

Yabancı yatırımcının öncelikle satın aldığı şey güven ortamıdır.

Bu güven ortamında ciddi bir açık görmüş olacaklar ki domino etkisi gibi satışlar ve dolayısıyla bizim açımızdan ciddi kayıplar yaşanmış.

Neyi gördüler?

Ne üfledi bunlara ?

Ne olacağı bekliyorlar?

İnsan endişelenmiyor değil.

Savaş elbette büyük bir etken.

Etrafımızda zaten birçok savaş var.

Bunları aratacak yeni cepheler mi açılacak, yoksa Türkiye yeni bir sınır ötesi savaşa mı girecek?

Ne gördü bunlar?

Yoksa Maliye Bakanlığı şirketler için yeni bir vergi paketi mi hazırlıyor?

Vergiler zaten sırtımızda kırk senedir var.

Civardaki savaşlar da hep vardı.

Bundan dolayı olamaz, diyorum.

Lakin borsa yatırımcıları, özellikle yabancı yatırımcılar, ileride olacak bir şeyleri şimdiden satın alıp faturayı da Türkiye’ye kesmiş gözüküyor.

Petrol fiyatları, FED faizi, Ruslar, Araplar, Yunan kıyıları, Akdeniz…

Muamma…

Tahmin yapmak zor ve riskli…

Aklıma İsrail, Büyük Orta Doğu Projesi, Amerika’nın İran’a girme hevesi ve Akdeniz’i bir iç deniz hâline dönüştürme adımlarının daha net bir şekilde atılacağı geliyor…

Ya da şu rahip olayında olduğu gibi Amerika bizden şu an için bilmediğimiz bir şey istedi.

Biz de doğal olarak hayır dedik. Onlar da bizi sıkıştırmak için minik bir gösteri yaptılar.

Borsa İstanbul düşmesin.

Böyle ciddi dalgalanmalar olmasın. Zira Yozgat’taki öğrencinin bile “kağıdı” var o borsada…

Vakitsiz öten horoz olmak istemem. Lakin bayram değil, seyran değil; borsa niye düştü?

Kanunen şunu da ifade etmek zorundayım: Bu yazının içeriğinde herhangi bir yatırım tavsiyesi bulunmamaktadır.