80’li yıllarda bankerler vardı.
Bunlardan en meşhurlarından birisi de Abidin Cevher Özden’dir. Banker Kastelli olarak bilinir.
Yüksek faiz vaadiyle paralar toplamış.
Bu fonculara da günümüz Kastellileri desek az kalır gibi.
Zira Kastelli elle tutulur, gözle görülür bir insandı.
Bahsi geçen foncular bundan daha beter.
“Höcü gibi, ejdarya! gibi yaratık, malumatınız olsun”
Bir yanım diyor ki: “Kimin kafasına silah dayadılar da zorla işlem yaptırdılar?”
Bir yanım, sahte adımlarla yatırımcıya “Evin en güzel kızını gösterip mezardakiyle nikah yaptırmışlar.” diyor…
Ortada mağdurlar var ama nedense kimse mağdurum bile diyemiyor.
Şu banka krizlerindeki mudileri şube önlerinde feryat figan gördüğümüz gibi görmüyoruz.
Galiba bu olayın mağdurlarının sessizliğini mağrur filler ordusu.
Kumar masasındaki oyuncular gibiler.
Mağdur ama bir o kadar mağrur…
Olayı siyasi hesaplaşmaya çevirenler de var.
O kısmını size bırakıyorum.
Ve fakat olayda manen mağdur olanlar da var.
Hasetçiler…
Ya böyle bir vurgun var, niye bizim haberimiz olmamış?
1’i 10 yapar, çıkardık.
Kaçırdık fırsatı, diyenler…
Sizce bu fonculara kötü insanlar diye mi bakıyorlar, yoksa “Çakallara bak, nasıl para kaldırmışlar!” diye mi?
Vatandaş konudan çok uzak.
Onların korkusu, bu olayın faturasını bize keserler mi, diye!
Asgari ücret artmaz.
Emekli maaşları artmaz.
Pazar artar…
Fatura her zaman ki gibi vatandaşa çıkar.
Garip bir toplum olduk.
Milletin bam telinde Ankara havası çalıyorlar.
Ayağını yorganına göre uzatmaya çalışan bir milletin ayaklarından daha yukarıları açıkta kalmaya başladı.
Şunu söylemezsek olmaz;
Fonu kuranlar belli…
Fonu yürütenler belli…
Fonun içindeki kişiler belli…
Ne kadar yatırdıkları…
Ne kadar çektikleri…
Ne zaman çektikleri…
Paraları nereye transfer ettikleri…
Hepsi belli…
Ee ne bekliyoruz.
Paraları gibi bazıların da kaçmasını mı?